Güneş sistemini saran ve Dünya'nın manyetik alanını etkileyerek jeomanyetik fırtınalara neden olan yüklü parçacık akımları, yani güneş rüzgarları hakkında yapılan araştırmalar, ezberleri bozacak yeni bir keşfe imza attı. Daha önce 'yavaş' olarak kabul edilen bu rüzgar akımlarının, bilimsel tahminlerin çok ötesinde, inanılmaz bir hızla hareket ettiği son analizlerle kanıtlandı.
4 KAT HIZLI GÜNEŞ RÜZGARI TESPİT EDİLDİ
Uzun yıllardır bilim dünyasında kabul gören yavaş güneş rüzgarının hızının saatte yaklaşık 100 kilometre olduğu varsayımı, Proba-3 uydularından gelen hassas verilerle tamamen değişti. Elde edilen bulgular, Güneş'in yüzeyine çok yakın bölgelerde bu akımların hızının tam 480 km/s'ye ulaştığını ortaya koyuyor. Bu çarpıcı sonuç, yavaş olarak sınıflandırılan güneş rüzgarlarının aslında 'hızlı' güneş rüzgarlarıyla yarışacak bir ivmeye sahip olduğunu gösteriyor.
YAPAY TUTULMA SAYESİNDE İLK NET GÖZLEMLER
Güneş'in yüzeyindeki koronayı incelemek, genel olarak aşırı parlaklığı nedeniyle oldukça zordur ve bu ancak nadir gerçekleşen tam güneş tutulmaları sırasında mümkün olabiliyordu. Proba-3 görevi ise bu engeli, iki farklı uyduyu uzayda hassas bir şekilde konumlandırarak yapay bir güneş tutulması yaratmak suretiyle aştı. Bu yenilikçi yöntem sayesinde uydular, Güneş yüzeyine en yakın bölgeleri sürekli ve net bir şekilde gözlemleyerek, güneş rüzgarı ivmelerini anlık olarak kaydetmeyi başardı.
MANYETİK KOPMALARIN ROLÜ ARAŞTIRILIYOR
Bilim insanları, bu şaşırtıcı yüksek hızın kaynağını Güneş yüzeyindeki manyetik alan çizgilerinin kopması ve ardından yeniden birleşmesi süreciyle ilişkilendiriyor. Koronal deliklerden düzenli olarak yayılan hızlı rüzgarların aksine, yavaş rüzgarın Güneş'ten neden bu kadar düzensiz ve ayrı akımlar halinde çıktığına dair araştırmalar ise tüm hızıyla derinleştiriliyor.



