EKONOMİ
Yayınlanma : 29 Ocak 2026 08:06
Düzenleme : 29 Ocak 2026 08:06

Gümrük Birliği: Türkiye için 'tek kale maçına' dönüşen anlaşma yeni risklerle karşı karşıya

Gümrük Birliği: Türkiye için 'tek kale maçına' dönüşen anlaşma yeni risklerle karşı karşıya
Gümrük Birliği anlaşması, 30. yılında AB'nin tek taraflı kazanç sağladığı bir yapıya dönüşürken, AB-Hindistan STA'sı Türkiye'nin Avrupa pazarındaki konumunu riske atıyor. Türkiye, anlaşmanın güncellenerek tarım, hizmetler ve e-ticareti kaps

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki Gümrük Birliği (GB) anlaşması, 30. yılını doldururken, bir zamanlar ekonomik fırsatlar sunan bu düzenleme, AB'nin tek taraflı avantaj sağladığı bir 'tek kale maçına' dönüştü. Son olarak AB ve Hindistan arasında imzalanan büyük çaplı Serbest Ticaret Anlaşması (STA) ise Türkiye'nin Avrupa pazarındaki konumunu daha da zorlayarak mevcut kazanımlarını riske atıyor.

Hindistan ile Yapılan Anlaşmanın Türkiye'ye Etkileri

1996'da yürürlüğe giren GB anlaşması uyarınca, AB'nin herhangi bir üçüncü ülke ile STA imzalaması durumunda, o ülkenin malları AB üzerinden Türkiye pazarına gümrüksüz giriş yapabiliyor. Ancak Türkiye aynı ülkeye mal satarken gümrük vergileriyle karşılaşıyor. Bu durum, Türkiye'nin kendi serbest ticaret anlaşmalarını imzalama çabalarını zorlaştırıyor ve Türkiye pazarına AB üzerinden ulaşan ülkelerin Türkiye ile doğrudan özel bir anlaşma yapma isteksizliğine yol açıyor. Son olarak, uzun müzakerelerle tamamlanan AB-Hindistan STA'sı, Türkiye için yeni bir tehdit oluşturdu. 'İki tarafın bugüne kadar tamamladığı en büyük anlaşma' olarak duyurulan bu anlaşma, 2 milyar kişilik bir serbest ticaret bölgesi yaratacak. Anlaşma kapsamında Hindistan, AB'ye otomobil, makine, kimyasal ve ilaç gibi ürünlerde önemli gümrük vergisi indirimleri sunacak. Bu durum, Türkiye'nin sanayi ürünlerindeki rekabet gücünü zayıflatabilir ve tekstil, çelik, otomotiv yan sanayi gibi sektörlerde pazar payı kaybına neden olabilir.

Türkiye'nin Güncelleme Talebi ve GB'nin Asimetrik Yapısı

Yaşanan gelişmelerin temelinde, GB anlaşmasının Türkiye aleyhine işleyen asimetrik yapısı yatıyor. Anlaşma, gümrükte olduğu kadar karar alma mekanizmalarında da Türkiye'nin aleyhine işliyor. AB, ticari mevzuatını güncellerken Türkiye'ye danışmıyor, ancak Türkiye, GB gereği Yeşil Mutabakat ve dijital vergiler gibi yeni kuralları uygulamak zorunda kalıyor. Türk malları Avrupa'da serbestçe dolaşırken, bu malları taşıyan kamyonlar kotalara, iş insanları ise vize duvarına takılıyor. Bu durum, lojistik maliyetlerini artırarak Türk ürünlerinin rekabet gücünü düşürüyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın da vurguladığı gibi, Türkiye'nin öncelikli gündemi 'GB'nin modernizasyonu'. Türkiye, anlaşmanın tarım, hizmetler ve e-ticareti kapsayacak şekilde genişletilmesini ve asimetrinin giderilmesini talep ediyor. GB'nin güncellenmesiyle, AB ile üçüncü ülkeler arasında imzalanan serbest ticaret anlaşmalarına Türkiye'nin de doğrudan dahil olması bekleniyor.