Japonya, 2011'deki yıkıcı Fukuşima felaketinin ardından tam 12 yıl boyunca sessiz kalan Kashiwazaki-Kariwa nükleer santralini yeniden faaliyete geçirme hazırlıklarına hız verdi. Niigata eyaleti valisi Hideyo Hanazumi'nin bu yöndeki onayıyla, dünyanın en büyük nükleer enerji tesisi için kritik bir süreç resmen başlamış oldu. Santralin tam kapasiteyle çalışabilmesi için tüm yasal ve teknik prosedürlerin tamamlanması bekleniyor.
ENERJİ BAĞIMSIZLIĞI VE İKLİM HEDEFLERİ
Japonya'nın bu cesur adımı, ülkenin enerji bağımsızlığını güçlendirme ve küresel iklim değişikliğiyle mücadele hedefleriyle yakından ilişkili. 2011'deki nükleer felaketin ardından nükleer enerjiden uzaklaşan Japonya, artan fosil yakıt bağımlılığını azaltmak ve özellikle yapay zeka gibi yeni teknolojilerin getirdiği yoğun enerji talebini karşılamak amacıyla nükleer güce geri dönüyor. 2050 yılına kadar karbon nötr olma vizyonu doğrultusunda, ülkenin batı ve güney bölgelerindeki 14 reaktör daha önce yeniden çalıştırılmıştı.
GELİŞTİRİLMİŞ GÜVENLİK ÖNLEMLERİYLE YENİ BİR DÖNEM
Kashiwazaki-Kariwa santrali, Fukuşima'nın işletmecisi Tepco tarafından felaket sonrası yeniden faaliyete geçirilecek ilk tesis olmasıyla sembolik bir önem taşıyor. Bu kez santral, olası bir tsunamiyi engellemek amacıyla 15 metrelik devasa duvarlarla, kritik sistemler için yüksek konumlarda konumlandırılmış yedek güç üniteleriyle ve kapsamlı bir şekilde güncellenmiş güvenlik protokolleriyle donatıldı. 2011'deki büyük depremde 18 binden fazla insanın hayatını kaybettiği ve nükleer enerjinin Japonya'nın elektrik üretiminin yaklaşık üçte birini karşıladığı o karanlık günlerin ardından, bu yeniden başlangıç büyük bir dikkatle takip ediliyor.



