Fransa, her yıl 90 ila 100 milyon turisti ağırlayarak dünyanın en çok ziyaret edilen ülkesi olmayı sürdürüyor. Paris'ten Fransız Rivierası'na uzanan ikonik destinasyonlarıyla milyonların hayalini süsleyen bu ülke, turistler için cazibesini korurken, kendi vatandaşları için giderek çekilmez bir yer haline geliyor.
GÖÇ İSTEĞİNDE REKOR ARTIŞ
Son araştırmalara göre, Fransızların yüzde 25'inden fazlası kalıcı olarak yurt dışına taşınmayı ciddi şekilde düşünüyor. Bu oran, geçen yıla kıyasla yüzde 11 artış gösterdi ve Fransa, 2007'den bu yana yurt dışına göç etme isteğinin en hızlı yükseldiği ülkelerden biri konumunda. Paris'ten ayrılan restoran işletmecisi Julien, artık Fransa'da mutlu hissetmediğini belirterek, "İnsanların eskisi gibi dışarı çıkıp harcama yapacak gücü kalmadı" diyerek işlerindeki düşüşü anlattı.
HOŞGÖRÜ VE GÜVEN KAYBI
Paris'te yaşayan mühendis Antonie, ülkeyi sevmesine rağmen Kanada'da hissettiği hoşgörü ve kabul ortamını Fransa'da bulamadığını söylüyor. Gallup verileri de bu durumu destekliyor: Ulusal hükümete duyulan güven yüzde 29'a düşerken, kurumlardan umudunu kesen Fransızların neredeyse yarısı ülkeyi terk etmeyi düşünüyor. Uzmanlar, bu eğilimin ekonomik zorluklar, siyasi belirsizlik ve toplumsal gerilimlerin birleşimiyle güçlendiğini vurguluyor.
TURİST CENNETİ, VATANDAŞ İÇİN KÂBUS
Turistlerin hayranlıkla gezdiği Fransa, artık birçok vatandaşı için yaşamaktan çok uzaklaşmayı düşündüğü bir yer haline gelmiş durumda. İkonik şehirler ve sahiller, yerel halkın gözünde giderek artan maliyetler, işsizlik endişeleri ve sosyal huzursuzluklarla gölgeleniyor. Bu çelişkili tablo, ülkenin parlak turizm imajının altındaki derin sorunları gözler önüne seriyor.


