Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), ekim ayındaki 25 baz puanlık faiz indiriminin ardından 9-10 Aralık'ta gerçekleşecek yılın son toplantısında politika faizinin yönünü belirlemeye hazırlanıyor. Ancak bu kritik toplantıya, ABD'deki hükümet kapanmasının yarattığı veri eksikliği ve Fed yetkilileri arasındaki görüş farklılıkları damgasını vuruyor.
KARMAŞIK VERİLER VE İŞ GÜCÜ PİYASASINDAKİ BELİRSİZLİK
Ekim ayında 25 baz puanlık faiz indirimi kararı alınırken, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran 50 baz puanlık indirimden yana oy kullanmış, Kansas City Fed Başkanı Jeffrey Schmid ise faizin sabit tutulmasından yana tavır almıştı. Bu durum, komitenin faiz politikası konusundaki bölünmüşlüğünü açıkça ortaya koyuyor. Resmi kurumların veri takvimini güncellemeleri ve ekim ayına ilişkin istihdam raporu ile Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) gibi kritik verilerin toplanamaması, Fed'in karar alma sürecini daha da karmaşık hale getiriyor. İş gücü piyasasına ilişkin gelen veriler de karışık sinyaller veriyor. Tarım dışı istihdam eylülde beklentilerin üzerinde artış gösterirken, özel sektör istihdamının kasım ayında beklentilerin aksine azaldığına dair veriler endişeleri artırdı. İşten çıkarmaların yıllık bazda artış göstermesi de bu endişeleri destekliyor.
ENFLASYON VERİLERİ BEKLENTİLERLE UYUMLU, ANCAK TÜKETİCİ GÜVENİ DEĞİŞKEN
Enflasyon göstergeleri ise büyük ölçüde beklentilerle uyumlu seyrediyor. Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) eylülde beklentilere paralel artarken, Fed'in ana enflasyon göstergesi olarak dikkate aldığı çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi de aylık bazda beklentiler doğrultusunda artış gösterdi. Ancak, Michigan Üniversitesi tarafından ölçülen tüketici güven endeksinin aralıkta 5 ayın ardından ilk kez yükselmesi ve enflasyon beklentilerinin gerilemesi, tüketicilerin geleceğe yönelik daha umutlu olduğunu gösteriyor. Bu durum, faiz indirimlerinin sürdürülmesi yönündeki 'güvercin' kanadın argümanlarını güçlendirebilir.
GÖRÜŞ AYRILIKLARI VE GELECEĞE YÖNELİK BELİRSİZLİK
FOMC üyeleri arasındaki "şahin" ve "güvercin" olarak ayrılan görüşler, para politikasında bir belirsizlik yaratıyor. Şahinler enflasyonla mücadele için faiz indirimlerine karşı çıkarken, güvercinler zayıflayan iş gücü piyasasını gerekçe göstererek indirimlerin devamını istiyor. Analistler, bu görüş ayrılığının yıl sonu toplantısında oy birliğiyle bir kararın alınmasını zorlaştırdığını belirtiyor. Fed Başkanı Jerome Powell'ın aralıkta faiz indirimi olasılığının kesin olmadığına dair açıklamaları, piyasalarda sabit tutulma ihtimalini güçlendirmişti. Ancak New York Fed Başkanı John Williams gibi bazı yetkililerin iş gücü piyasasındaki zayıflamaya dikkat çekerek faiz oranlarının yeniden düşürülmesi için alan gördüklerini belirtmeleri, 25 baz puanlık faiz indirimi beklentilerini yeniden artırdı. Fitch Ratings ve ING gibi kuruluşlar, zayıflayan iş gücü piyasası ve enflasyonun ılımlı seyri durumunda faiz indirimi gerekçelerinin destekleneceğini belirtiyor. Ancak açıklanan son veriler, Fed'in ocak ayındaki toplantısı için de soru işaretleri yarattı.



