GÜNDEM
Yayınlanma : 28 Ocak 2026 17:40
Düzenleme : 28 Ocak 2026 17:40

Esma'nın annesi anlatıyor: Bir kız çocuğunun özgürlük hayali kurşunlandı ama umut hiç ölmedi

Esma'nın annesi anlatıyor: Bir kız çocuğunun özgürlük hayali kurşunlandı ama umut hiç ölmedi
Rabia Meydanı'nda şehit edilen 17 yaşındaki Esma Biltaci'nin annesi, kızının özgürlük mücadelesini ve ailenin ödediği ağır bedelleri anlatarak, 'Esma ölmedi, onun izinden giden binlercesi var' dedi.

Mısır'ın demokratik hafızasına kazınan kanlı Rabia Meydanı baskınında, 14 Ağustos 2013'te darbeci askerlerin kurşunlarıyla şehit edilen 17 yaşındaki Esma Biltaci, direnişin ve masumiyetin simgesi haline gelmişti. Esma, aynı zamanda Müslüman Kardeşler'in Mısır parlamentosundaki uzantısı Özgürlük ve Adalet Partisi'nin genel sekreteri ve eski milletvekili Muhammed el Biltaci'nin kızıydı. Babası, kızının vefatından sonra tutuklanmış ve Mısır zindanlarında beyin kanaması geçirerek vefat etmişti.

BİR BABA'NIN YÜREK BURKAN MEKTUBU

Tüm dünya, Muhammed el Biltaci'nin kızı Esma'ya yazdığı mektupla yaşadığı duyguları hissetmişti. Baba Biltaci, mektubuna 'Kızım, hocam ve gözümün nuru' diyerek başlayıp şöyle devam etmişti: 'Sana elveda demiyorum, bilakis yarın görüşmek üzere. Başı dik, tuğyana isyan ederek yaşadın. Tüm engelleri reddederek hürriyete sınırsızca aşık oldun. Bu ümmet, uygarlıkta hak ettiği yeri alabilsin diye onu yeniden diriltmek ve inşa etmek için sessizce yeni ufuklar arıyordun. Akranlarının uğraştığı işlerle meşgul olmadın. Her zaman derslerinde birinci olmana rağmen öğrenmeye olan açlığın dinmedi.'

ZAMAN ÜSTÜ BİR RUH: ESMA

Yeni Şafak'a konuşan anne Sena El-Biltaci, kızının kısa ama vakur hayatını, ödedikleri ağır bedelleri ve bitmeyen umutlarını anlattı. Anne Biltaci, Esma'yı anlatırken 'zaman üstü' bir karakterden bahsediyor. Kızının henüz 9 yaşında büyük bir değişim geçirdiğini belirten Sena Biltaci, şu ifadeleri kullandı: 'Ona hep 'büyümüş de küçülmüş' derdim. Yaş olarak küçüktü ama bilinç ve hedef olarak devasaydı. Dünyevi hevesleri yoktu, zahid bir hayat sürerdi. Sanki erkenden şehadete ulaşacağını biliyor gibi vaktini sadece faydalı işlere, okumaya ve davasına adardı.'

BİTMEYEN UMUT VE ÖDETİLEN BEDELLER

Esma'nın sadece bir genç kız değil, Mısır'ın hürriyet hayali olduğunu söyleyen Biltaci, kızının katledilmesinin bu umudu kesmeye yönelik bir hamle olduğunu belirtti: 'Bir kız çocuğunun özgür bir ülkede yaşamak istemesi suç mu? O sadece hür bir vatan istiyordu. Mısır için bir umuttu, o umudu kurşunladılar. Ama bugün görüyorum ki Esma ölmedi; Gazze'de, Mısır'da ve dünyanın her yerinde onun izinden giden binlerce 'Esma' var.' Röportajda, ailenin darbe sonrası maruz kaldığı ağır baskılara da değinildi. Eşi Muhammed Biltaci'nin cezaevinden yazdığı o meşhur mektubu ve ailenin mevcut durumunu anlatan Sena El-Biltaci, ödedikleri bedeli şu sözlerle özetledi: 'Bana da yüzlerce yıl hapis ve iki ayrı idam cezası verdiler. Biri Gazze'ye yardım etmek, diğeri darbe karşıtı konuşmak suçlamasıyla. Zaman geri aksa yine aynı şeyi yapardık. Biz sadece Hakk'ın yanında durduk.'