Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, küresel borçluluğun ulaştığı endişe verici boyutlara dikkat çekerek, faiz odaklı mevcut ekonomik sistemin sürdürülebilirliğini sorguladı. Erdoğan, "Faizin olduğu yerde bereket olmaz" sözleriyle, adalet, ahlak ve üretim ilkelerini merkeze alan yeni bir ekonomik paradigma çağrısında bulundu.
BORÇ YÜKÜ VE FIRSATLARIN HEBA OLMASI
Erdoğan, Uluslararası Finans Enstitüsü'nün raporuna atıfta bulunarak, küresel borçluluğun 2026'nın ilk çeyreğinde 350 trilyon dolara ulaştığını belirtti. Bu borç yükünün sürdürülebilirliğinin ciddi bir soru işareti olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı, son 20 yılda birçok fırsatın sorumsuzca heba edildiğini ifade etti. Cari küresel sistemin, 2008 krizi sonrasında kök nedenlere inmek yerine, sorunu geçici çözümlerle örtbas etmeyi tercih ettiğini dile getirdi. Erdoğan, "Ameliyat gerektiren rahatsızlıkları pansumanla tedavi edemezsiniz" benzetmesiyle mevcut sistemin yetersizliğine işaret etti.
ADALET VE ÜRETİM VURGUSU
Adalet, ahlak, üretim ve adil paylaşım ilkelerini temel alan bir iktisadi ve finansal paradigma değişikliği olmadan finansal krizlerin önüne geçilemeyeceğini belirten Erdoğan, "Sistemin bizatihi kendisinden kaynaklanan bu sıkıntılar çözülmedikçe, farklı aralıklarla aynı problemleri yaşamaktan kurtulamayız" dedi. "Dünya beşten büyüktür" tespitinin sadece uluslararası konjonktürü değil, ekonomik eşitsizlik ve sömürüyü de kapsadığını hatırlattı. Daha adil bir dünyanın mümkün olduğunu ve insanlığın tek bir sisteme mahkum olmadığını vurgulayan Erdoğan, küresel finans mimarisine yönelik eleştirileri yoğunlaştırma ve somut alternatifleri hayata geçirme çağrısı yaptı. İslam ekonomisinin prensiplerinin sahiplenilmesiyle hedeflere daha hızlı ulaşılabileceğini söyledi.
KATILIM FİNANSIN YÜKSELİŞİ VE GELECEK ADIMLAR
Konuşmasında Türkiye'deki katılım finans alanındaki gelişmelere de değinen Erdoğan, katılım bankacılığının aktif büyüklüğünün 4,7 trilyon lirayı aştığını ve sektördeki payının yüzde 9,5'e ulaştığını bildirdi. 10 katılım bankasının reel ekonomiye önemli katkılar sunduğunu belirtti. Katılım sermaye piyasalarında SUKUK ihraçlarının ciddi büyüklüğe ulaştığını, katılım esaslı menkul kıymet ve emeklilik yatırım fonlarının da önemli artışlar kaydettiğini aktardı. Tasarruf finansman şirketlerinin aktif büyüklüğünün 5 kat, sisteme katılan kişi sayısının ise 3 kat arttığını duyurdu. Erdoğan, Emlak Katılım'ın halka arz edileceğini ve Ziraat, Vakıf ile Halk Katılım bankalarının birleştirileceğini müjdeledi. Bu birleşmenin sektöre büyük bir ivme kazandıracağını öngördüğünü ifade etti. Ayrıca, Gazze'deki İsrail zulmüne ve Hürmüz Boğazı'ndaki durumun küresel ekonomiyi olumsuz etkilemesine de dikkat çekti.



