EKONOMİ
Yayınlanma : 20 Kasım 2025 13:25
Düzenleme : 20 Kasım 2025 13:25

Enerji verimliliğinde küresel ilerleme hızlandı: Fatih Birol'dan kritik çağrı!

Enerji verimliliğinde küresel ilerleme hızlandı: Fatih Birol'dan kritik çağrı!
Küresel enerji verimliliğinde bu yıl yüzde 1,8'lik iyileşme kaydedildi ancak COP28'deki yüzde 4 hedefine ulaşmak için daha fazla çaba gerekiyor. IEA Başkanı Fatih Birol, hükümetleri bu alanda daha aktif olmaya çağırdı.

Küresel enerji verimliliğindeki ilerlemenin en önemli göstergesi olan birincil enerji yoğunluğunda bu yıl dikkat çekici bir iyileşme kaydedildi. Ancak uzmanlar, enerji verimliliğinin sunduğu tüm faydalardan tam olarak yararlanabilmek için hükümetlerin daha fazla gayret göstermesi gerektiği konusunda uyarıyor.

VERİMLİLİKTE YÜZDE 1,8 İYİLEŞME YOLDA

Raporlara göre, küresel birincil enerji yoğunluğu bu yıl yüzde 1,8'lik bir iyileşme göstererek geçen yılki yüzde 1'lik oranın üzerine çıktı. Bu durum, 2019'dan bu yana büyük ölçüde durağan seyreden ve yıllık ortalama yüzde 1,3 seviyesinde kalan enerji verimliliği artış hızına kıyasla olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. 2010-2019 döneminde ise bu oran yüzde 2 civarındaydı. Hindistan ve Çin gibi büyük ekonomilerin ortalamanın üzerinde iyileşme göstermesi de bu yılki artışa önemli katkı sağladı.

COP28 HEDEFİNDEN UZAK

Ancak, enerji verimliliğindeki bu küresel iyileşme hızı, 2023'te Dubai'de düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi COP28'de belirlenen "enerji verimliliğinde ilerlemeyi 2030'a kadar yüzde 4'e çıkarma" hedefinden hala uzak görünüyor. Zirvede, yaklaşık 200 hükümet, 2030'a kadar küresel yıllık enerji verimliliği artış hızını iki katına çıkarmak için işbirliği yapma konusunda anlaşmaya varmıştı. IEA Başkanı Fatih Birol, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Enerji verimliliğinde bu yıl kaydedilen küresel ilerleme sevindirici. Bazı büyük gelişmekte olan ekonomilerde de olumlu işaretler görüyoruz. Ancak analizimiz, enerji verimliliğinin sunduğu tüm faydaların mümkün olduğunca çok kişiye ulaşması için hükümetlerin çok daha fazla çaba göstermesi gerektiğini ortaya koyuyor. Enerji verimliliği, daha yüksek enerji güvenliği, daha uygun maliyetli faturalar, artan ekonomik rekabet gücü ve daha düşük emisyonlarla insanların yaşamlarını ve geçim koşullarını iyileştirme potansiyeline sahip." ifadelerini kullandı.