Sokaklarımız, sessiz sedasız ilerleyen elektrikli araçlarla dolup taşıyor. Çevre dostu, fütüristik bir gelecek vaadiyle hayatımıza giren bu teknoloji, ömrünü tamamladığında ise kimsenin öngöremediği devasa bir krizi beraberinde getiriyor. Massachusetts'teki Everett Auto Parts hurdalığının ortaklarından Thomas Andrade'nin yaşadıkları, bu sessiz krizin buzdağının sadece görünen ilk kısmı.

ESKİ ARABA PARÇASI DEĞİL, ÇEVRE TEHLİKESİ
Geleneksel hurdalıklar, eski araçların değerli parçalarını söküp satarak ayakta kalırken, elektrikli araçlar bambaşka bir denklem sunuyor. Araçların kalbi niteliğindeki bataryalar, içinde barındırdığı nikel, kobalt ve lityum gibi değerli madenlerle aslında birer hazine potansiyeli taşıyor. Ancak Andrade'nin iki hibrit bataryayı geri dönüşüm tesisine gönderirken yaşadığı deneyim, bu potansiyelin nasıl bir yüke dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Kazanç beklentisiyle gönderdiği bataryalardan 'sıfır' alması, hatta bu durumdan memnuniyet duyması, işin boyutunu ortaya koyuyor. Çünkü Andrade, bu bataryalardan kurtulabildiği için şanslı hissediyor.
GERİ DÖNÜŞÜM YERİNE 'GİRİŞ ÜCRETİ'
Eyaletin diğer ucundaki Westover Hurdalığı'nın CEO'su Brian Bachand ise Andrade kadar şanslı değil. Elinde, normalde 2.000 dolara satılabilecek, yatak büyüklüğünde bir Tesla bataryası var. Ancak alıcı bulmak bir yana, geri dönüşüm firmasıyla konuştuğunda şok edici bir teklifle karşılaşıyor: Bataryayı almak için 1.800 dolar ödemesi gerekiyor. Bu durumun temelinde, otomotiv devlerinin maliyeti düşürmek adına nikel ve kobalt yerine ucuz demir fosfat içeren LFP (Lityum Demir Fosfat) bataryalara yönelmesi yatıyor. Bu ucuz bataryalar, alıcılar için bir avantajken, geri dönüşümcüler için ekonomik olarak hiçbir değer taşımıyor. Cirba Solutions CEO'su David Klanecky'nin belirttiği gibi, 'Demir fosfatı geri dönüştürmenin ekonomik olarak hiçbir değeri yok.' Bu nedenle geri dönüşüm şirketleri, bu değersiz pilleri kabul etmek için kilogram başına 1,5 ila 2 dolar arasında bir 'giriş ücreti' talep ediyor. Bu da tonlarca ağırlıktaki bir batarya için hurdalıkların cebinden binlerce dolar çıkması anlamına geliyor. Bu durum, şirketlerin geleceği öngöremeyip, LFP pillerin bu denli hızlı yaygınlaşacağını hesaba katmadıklarını gösteriyor. GM ve Redwood Materials gibi büyük oyuncular kendi hurda bataryalarını ucuza geri dönüştürüp gelir elde ederken, küçük hurdalıklar yüksek taşıma maliyetleri nedeniyle bataryaları elden çıkaramıyor. Hatta bazı nakliye firmaları, yüklerinde EV bataryası olduğu gerekçesiyle taşıma yapmayı reddediyor. Bu bataryalar sorumlu bir şekilde bertaraf edilmezse, yasa dışı yollarla çevre standartlarının olmadığı ülkelere gönderilerek doğayı zehirleme riski taşıyor. Ayrıca, hurdalıklarda biriken pillerin alev alma ve söndürülemeyen kimyasal yangınlara yol açma tehlikesi de cabası. Şimdiden birçok EV bataryası şehir çöplüklerine gizlice atılmaya başlanmış durumda ve bu durum, kamu bütçesi için devasa bir yük oluşturuyor. Bu büyük çevre krizine karşı Colorado eyaleti, 'Üretici Sorumluluğu' yasasıyla tarihi bir adım attı. Yeni yasa gereği, ömrünü tamamlamış veya çöpe atılacak EV bataryalarını üretici firmalar ücretsiz olarak geri almak ve geri dönüştürmekle yükümlü olacak. Tüm nakliye ve işleme masrafları üreticiye ait olacak ve bataryalardan elde edilen değerli madenlerin belirli bir yüzdesi yeni araçlarda kullanılacak. Bu yasa, çevreciler, hurdalık işletmecileri, geri dönüşüm şirketleri ve otomotiv devleri tarafından destekleniyor. Otomotiv İnovasyon Birliği, bu yasayı 'dengeli' bularak desteklediğini açıklarken, pillerin içindeki hammaddelerin ülke içinde kalmasının yerli üretimi de koruduğuna dikkat çekiyor. Uzmanlar, Colorado'nun bu cesur adımının yakında diğer eyaletlere ve ülkelere de örnek olacağını öngörüyor.


