Türkiye ekonomisi, yüksek faiz, artan enflasyon ve kapanan fabrikalar gibi zorlu bir süreçten geçerken, yapısal sorunlara kalıcı çözümler ve enflasyonla mücadelede başarı için kapsamlı bir reform reçetesi şart hale geldi. Yeni Şafak'ın son iki yıldaki haberlerinde sunduğu, ekonomik bağımsızlığı güçlendirecek, Türk Lirası'nın değerini koruyacak, enflasyonu düşürecek ve işsizliği azaltacak radikal ancak gerekli adımlardan oluşan altı maddelik ekonomik reform paketi, Türkiye'yi yeniden üretim, istihdam ve refah dönemine taşıyabilir.
ALTI ADIMDA EKONOMİK YENİLENME
Önerilen reform paketinin ilk adımı, Türk Lirası'nın değerini korumak amacıyla döviz işlemlerinden elde edilen kazançlar ve faiz gelirleri üzerinden alınan vergilerin yükseltilmesini içeriyor. Mevcut yasalara göre bireylerden de alınması gereken döviz kazancı vergisi, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından uzun süredir göz ardı ediliyor. BDDK verilerine göre bireylerin bankalarda tuttuğu 153 milyar dolarlık döviz üzerinden %25-40 oranında vergi alınması, devletin kasasına yılda yaklaşık 5 milyar dolar ek gelir sağlayacak. Ayrıca, sermayenin üretime yönlendirilmesi amacıyla faiz gelirlerinden alınan verginin %30'a çıkarılması, kamunun gelirini yılda yaklaşık 10 milyar dolar artıracak ve yatırımları teşvik edecek.
LOJİSTİK MALİYETLERİ VE DIŞ TİCARET AÇIĞI KRİZİNE ÇÖZÜMLER
Ekonomideki bir diğer önemli adım, akaryakıt fiyatlarındaki yüksek ÖTV ve KDV oranlarının düşürülerek lojistik maliyetlerinin ve hizmet enflasyonunun aşağı çekilmesidir. Akaryakıttaki vergi yükünün %45'ten %20'lik ÖTV'nin sıfırlanması ve KDV'nin %10'a indirilmesiyle, litre fiyatlarının yaklaşık 35 liraya düşmesi hedefleniyor. Bu durum, enflasyonun hızla düşmesine ve üreticinin nefes almasına olanak tanıyacak. Dış ticaret açığının en büyük kaynağı olan Asya ülkelerinden yapılan ithalata %40 ek gümrük vergisi getirilmesi, Hazine'ye yılda yaklaşık 16 milyar dolar gelir kazandırırken, ithalatı 36 milyar dolar azaltarak yerli üretimi canlandıracak ve kapanan fabrikaların yeniden üretime geçmesini sağlayacak.
DAR GELİRLİ VE ÜRETİCİ İÇİN RADİKAL ADIMLAR
Reform paketinin son iki adımı, dar gelirli vatandaşların alım gücünü artırmak ve gıda güvenliğini sağlamak amacıyla zincir marketlerde maliyetine yakın ürünlerin satılacağı "Cumhur Reyonu" projesinin başlatılması ve Türk Lirası'nın değerini koruyarak kur-faiz sarmalını kırmaktır. "Cumhur Reyonları"nda devlet etiketli, sabit fiyatlı ürünler satılacak ve marketler sembolik kar marjıyla çalışacak. Bu model, fiyat istikrarını sağlayarak fırsatçılığın önüne geçecek. Türk Lirası'nın değerinin korunmasıyla faiz ve enflasyonun %15 seviyelerine indirilmesi hedefleniyor. Bu adımların eş zamanlı uygulanmasıyla döviz yükselmeyecek, faiz baskısı azalacak, enflasyon gerileyecek, işsizlik düşecek ve Türkiye ekonomisi 6 ayda sağlam bir dengeye oturacaktır.



