Türkiye ekonomisi, yüksek faiz, kronikleşen enflasyon ve yavaşlayan üretim çarklarının yarattığı bir kısır döngü içinde sıkışıp kalmış durumda. Bu durumdan çıkış için artık geleneksel tedbirler yetersiz kalıyor; cesur, yapısal reformlar içeren kapsamlı bir ekonomik manifesto gerekiyor. Yeni Şafak'ın üç yıllık derinlemesine analizleri ve saha araştırmaları ışığında hazırladığı öneriler, ekonomiyi bu sarmaldan kurtaracak nitelikte.
FİNANSAL EGEMENLİK VE MİLLİ PARAYA İTİBAR
Önerilen altı radikal adımdan ilki, piyasalardaki spekülasyonu önlemeyi hedefliyor. Buna göre, bireysel döviz alım-satım işlemlerinden de kanunda öngörülen verginin alınması şart koşuluyor. Mevcut durumda, yaklaşık 2 milyon 200 bin şirket döviz gelirlerinin vergisini eksiksiz öderken, bireysel yatırımcıların vergisiz döviz alım-satımından elde ettiği kazançlar toplumsal vicdanda yaralar açıyor. Sermayenin üretim yerine ranta yönelmesini engelleyecek bu düzenleme, enflasyon sarmalını besleyen ve faiz indirimlerinin önünü tıkayan mevcut sistemi değiştirmeyi amaçlıyor.
ÜRETİM VE İSTİHDAMA YÖNELİK DİĞER ADIMLAR
Diğer önemli adımlar arasında, faiz geliri elde edenlerden yüzde 30 stopaj alınması yer alıyor. Bu sayede, zahmetsizce faiz geliri elde edenlerin yerine, sermayenin üretim ve istihdam alanlarına yönelmesi hedefleniyor. Ayrıca, akaryakıttaki ÖTV'nin sıfırlanıp KDV'nin yüzde 10'a düşürülmesiyle lojistik maliyetlerinin azaltılması ve hizmet enflasyonunun dizginlenmesi amaçlanıyor. Asya ülkelerinden yapılan ithalata yüzde 40 ek tarife duvarı örülerek dış ticaret açığının azaltılması ve Hazine'ye ek gelir sağlanması öngörülüyor. Gıda enflasyonuyla mücadele için zincir marketlerde 'Cumhur Reyonu' projesiyle sabit fiyatlı temel gıda ürünlerinin satılması ve taşrada bakkal ile pazarcılara da uygun fiyatlı ürün tedariki sağlanması planlanıyor. Bu reform setiyle, Türk Lirası'nın yapısal desteklerle korunması, döviz kurlarındaki spekülatif hareketlerin son bulması, öngörülebilir ve düşük faizli bir ortam yaratarak sanayi çarklarının hızlanması ve kalıcı istihdam ile net ihracat gibi makroekonomik göstergelerde iyileşme bekleniyor.



