Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Bilim İletişimi Ofisi iş birliğinde düzenlenen 'Bilim Kafe Sohbetleri'nin beşinci buluşmasında, 'Çocukluktan Olgunluğa: Sporun Dozu, Zamanı ve Sınırları' konusu ele alındı. Etkinlik, üniversitenin 15 Temmuz Şehitler Salonu'nda gerçekleştirildi ve sporun yaşam boyu sağlıklı bir şekilde nasıl planlanması gerektiği üzerine önemli değerlendirmeler yapıldı.
TEKNOLOJİ AÇIK HAVANIN YERİNİ TUTMUYOR
DEÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Özlem Yener, pandemi döneminde spor algısının değiştiğini ve teknolojik entegrasyonun arttığını belirtti. Online antrenman programları ve simülasyon platformlarının yaygınlaştığını ancak hiçbir teknolojinin açık hava sporlarının yerini tutamayacağını vurguladı. Bu ifade, doğal ortamda yapılan fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekti.
ÇOCUKLARDA KAS GÜCÜ, YETİŞKİNLERDE DENGE ÖNEMLİ
Dr. Yener, çocukluk ve ergenlik döneminde spor alışkanlığı kazanmanın kritik olduğunu, bu yaş grubunda kemik hasarlarının daha sık görüldüğünü açıkladı. Çocuklar için kas kuvvetinin kemik yapıyı korumada anahtar rol oynadığını, esneme ve germe egzersizlerinin düzenli yapılması gerektiğini söyledi. Olgun yaş grubunda ise sporun temel amacının performans değil, günlük yaşamda bağımsızlığı korumak olduğunu vurguladı.
HAFTADA 150 DAKİKA YÜRÜYÜŞ HEDEFİ
Yetişkinler için denge ve koordinasyon çalışmalarının hayati önem taşıdığını belirten Yener, düşme ve kırık riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Nihai hedefin haftada 150 dakika orta tempolu yürüyüş yapmak ve rekabet içermeyen bireysel sporlarla ilgilenmek olduğunu söyledi. İdeal hedefin ise her gün kısa süreli hareket etmek ve vücudun yeterince dinlenmesini sağlamak olduğunu ekledi. Program, interaktif soru-cevap bölümünün ardından DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz'ın Dr. Yener'e teşekkür belgesi takdimiyle sona erdi.


