DÜNYA
Yayınlanma : 18 Aralık 2025 08:53
Düzenleme : 18 Aralık 2025 08:53

Doğu Akdeniz'de tansiyon yükseliyor: Türkiye'ye karşı şok plan!

Doğu Akdeniz'de tansiyon yükseliyor: Türkiye'ye karşı şok plan!
İsrail ve Yunan basını, Türkiye'ye karşı Güney Kıbrıs, Yunanistan ve İsrail'in 2.500 askerlik ortak bir "hızlı müdahale gücü" kurmayı planladığına dair iddiaları gündeme getirdi.

Doğu Akdeniz'deki jeopolitik dengeleri sarsabilecek iddialar, İsrail ve Yunanistan basınında eş zamanlı olarak gündeme geldi. Türkiye'nin bölgedeki artan askeri varlığına karşı Güney Kıbrıs, Yunanistan ve İsrail arasında gizli hazırlıkların yapıldığı öne sürülüyor.

TÜRKİYE'YE KARŞI ORTAK MÜDAHALE GÜCÜ İDDİALARI

İsrail'in önde gelen haber sitelerinden Ynet ve Yunanistan merkezli Banking News'in aktardığına göre, Tel Aviv, Atina ve Güney Kıbrıs, Türkiye'nin bölgedeki askeri gücüne karşı ortak bir "hızlı müdahale gücü" oluşturmayı masaya yatırıyor. Bu kapsamda, ortak tatbikatlar, gizli görüşmeler ve askeri planlamalarla Türkiye'ye karşı bir caydırıcılık ekseni oluşturulması hedefleniyor.

2.500 ASKERLİK GÜÇ VE HAVA-DENİZ KOORDİNASYONU

İddialara göre, üç ülke toplamda 2.500 askerden oluşacak bir "Hızlı Tepki Gücü" kurmayı planlıyor. Bu gücün bin askeri İsrail ve Yunanistan'dan, 500 askeri ise Güney Kıbrıs'tan oluşacağı belirtiliyor. Planlanan güç, Rodos ve Karpathos gibi Yunan adalarında konuşlanacak ve İsrail ile Güney Kıbrıs topraklarında da askeri altyapı tesis edilecek. Bu plana göre, İsrail ve Yunan Hava Kuvvetleri'nin ortak komuta altında en az birer filoyu bu güce tahsis edeceği, deniz unsurları olarak ise Yunanistan'ın bir savaş gemisi ve bir denizaltı, İsrail'in de bir savaş gemisi ve bir denizaltı sağlayacağı ileri sürülüyor. Bu unsurların Akdeniz'de "ihtiyaca göre" devriye gezeceği belirtiliyor. Ayrıca, İsrail'in yüksek hassasiyetli mühimmatlarının ve güdümlü füze kapasitesinin de bu ortak yapılanmaya entegre edilmesi fikrinin gündemde olduğu ifade ediliyor. Bu planın, Akdeniz'deki enerji hatlarını ve deniz altı altyapılarını koruma bahanesiyle hızlandırıldığı ve benzer sabotaj kaygılarının masada tutulduğu öne sürülüyor.