Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'da düzenlenecek olan NATO zirvesinin küresel çapta kritik bir dönemde gerçekleşeceğini vurgulayarak, Türkiye'nin ittifak içindeki benzersiz konumuna dikkat çekti. Fidan, Türkiye'nin NATO'da tek başına görüş oluşturabilen, adeta bir 'kutup' niteliği taşıdığını belirtti.
ANKARA ZİRVESİ VE TÜRKİYE'NİN ROLÜ
Ankara'da 7-8 Temmuz'da gerçekleştirilecek NATO zirvesinin hazırlıklarının tüm hızıyla sürdüğünü ifade eden Bakan Fidan, zirvenin ABD Başkanı Trump'ın katılımı açısından önemine değindi. Fidan, "Cumhurbaşkanımız olmasa, Türkiye olmasa, Trump gelmeyecekti ve zaten buraya önem vermediğini fiili olarak deklare etmiş olacaktı." diyerek, Türkiye'nin ev sahipliğinin Trump'ın katılımında kilit rol oynadığını belirtti. Bakan, NATO'nun içinde ABD ve Avrupa Birliği gibi kutupların bulunduğunu, Türkiye'nin ise bu grupların dışında kalan ülkeler arasında tek başına görüş üretebilen bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Bu zirvenin, Türkiye'nin uluslararası rolünü ve NATO içindeki konumunu daha da güçlendirmesi bekleniyor.
BÖLGESEL İLİŞKİLER VE DİPLOMATİK ÇABALAR
Rusya ziyaretinde ikili ilişkiler ve bölgesel konularda herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını gözlemlediğini aktaran Fidan, Türkiye ve Rusya'nın işbirliği yapma isteğini dile getirdi. Fidan, Rusya-Ukrayna savaşı konusunda Rus yetkililerin görüşlerinin değişmediğini, "Donetsk konusu hallolmadan olma şansı yok." dediklerini aktardı. Güney Kafkasya'da 3+3 Mekanizması'nın işletilmesi konusunda mutabık kalındığını ve bunun bölge ülkeleri arasındaki işbirliğini derinleştireceğini belirtti. Ermenistan ile normalleşme sürecine de değinen Fidan, Paşinyan hükümetinin attığı önemli adımları takdirle karşıladıklarını ve yeni dönemde normalleşmeye hazır olduklarını söyledi. ABD-İran mutabakatı hakkında ise teknik ekiplerin üzerinde çalışması gereken hususlar bulunduğunu, zenginleştirilmiş uranyumun durumu ve sonraki zenginleştirme moratoriumu gibi detayların görüşüleceğini ifade etti. İsrail'in bölgedeki saldırgan tavrının küresel bir sorun haline geldiğini vurgulayan Fidan, İsrail'in bölgede yıkım istediğini ve bu durumun diplomatik tepkiyle karşılaştığını belirtti. Gazze konusunun geri planda kalmaması için çalışmaların sürdüğünü ve Milli İstihbarat Teşkilatı'nın da bu süreçte yer aldığını ekledi.



