Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya'nın saygın eğitim kurumlarından Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (MGIMO) tarafından 'fahri doktora' unvanına layık görüldü. Bu önemli ödül, Bakan Fidan'ın Rusya ziyaretinde, iki ülke arasındaki köklü ilişkilere ve karşılıklı anlayışa verilen değeri simgeledi.
DİPLOMASİNİN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜNE VURGU
MGIMO Rektörü Anatoliy Torkunov'un elinden unvanı alan Bakan Fidan, törende yaptığı konuşmada, bu onuru kişisel bir başarıdan öte, Türkiye ve Rusya arasındaki derin bağların bir göstergesi olarak kabul ettiğini belirtti. Fidan, MGIMO'nun yetiştirdiği önemli diplomatlar arasında yer alan ve görevi başında hayatını kaybeden merhum Büyükelçi Andrey Karlov'u da rahmetle anarak, onun diplomasinin birleştirici gücüne olan inancının miras olarak yaşamaya devam ettiğini vurguladı. Bu unvanın, kurumun mezunlarına aşıladığı en yüksek ideallerin bir yansıması olduğunu ifade etti.
STRATEJİK ORTAKLIĞIN ÖNEMİ VURGULANDI
Bakan Fidan, konuşmasında Türkiye-Rusya ikili ilişkilerinin, küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde stratejik öneminin daha da arttığını dile getirdi. Çok merkezli bir dünyanın şekillendiği bu geçiş sürecinde, stratejik yanlış hesaplamaların riskinin arttığına dikkat çekti. Fidan, özellikle yakın bölgede yaşanan gerilimlere değinerek, ABD-İran arasındaki mutabakatın sağlanmasının bir rahatlama olduğunu ve Türkiye'nin bu süreçte aktif rol oynadığını belirtti. Bölgenin bir daha benzer bir gerilime maruz kalmaması gerektiğini vurgulayan Fidan, kalıcı istikrarın ancak bölgesel sahiplenme ve uzlaşma ile mümkün olabileceğini ve bu arayışta Türkiye ile Rusya arasındaki ortaklığın vazgeçilmez olduğunu söyledi. İki ülkenin birbirine yakın komşular olduğunu ve aktif iki güç olarak bakış açılarının zaman zaman farklılaşmasının doğal olduğunu, ancak bu farklılıklar karşısında nasıl davrandıklarının ilişkilerini belirlediğini ifade etti. Ticaret ve enerji alanlarındaki işbirliğinin ilişkinin belkemiğini oluşturduğunu, ikili ticaret hacminin 50 milyar doları aştığını ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali gibi projelerin stratejik işbirliğinin somut örnekleri olduğunu ekledi. Fidan, iki halk arasındaki derin yakınlığın da bu ortaklığın temelini oluşturduğunu, Türkiye'yi her yıl milyonlarca Rus turistin ziyaret ettiğini ve yüz binlerce Rus vatandaşının Türkiye'de yaşadığını belirtti. Türkiye ve Rusya'nın stratejik konumlarının, bölgesel ve küresel dengelerin korunmasında kilit rol oynadığını vurgulayan Fidan, bu coğrafyalardaki istikrarın ancak iki ülke arasındaki stratejik işbirliği ile sağlanabileceğini ifade etti. Fidan, Rusya'nın Avrupa güvenliği mimarisinin vazgeçilmez bir parçası olduğunu ve Rusya'dan bahsedilmeyen bir Avrupa güvenlik planının eksik kalacağını söyledi. Türkiye'nin Ukrayna savaşı boyunca her iki tarafla da temaslarını sürdüren tek bölgesel aktör olmaya devam ettiğini hatırlatarak, diplomasinin gücüne olan inancını yineledi.



