Türkiye'nin dört bir yanında suç örgütlerine yönelik amansız mücadele devam ederken, İstanbul'da ortaya çıkan yeni nesil bir çete, kan donduran eylemleriyle gündeme oturdu. Hollanda'da firari bulunan "Çekdar" kod adlı Ömer Baran Kandemir'in liderliğindeki silahlı suç örgütüne yönelik İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianame, örgütün DHKP-C ve aşırı sol terör örgütleriyle iltisakını gözler önüne serdi. Örgütün, "yeni nesil suç örgütü" tanımına uyan, adam yaralama, tehdit, kurşunlama, hırsızlık, dolandırıcılık ve silah/uyuşturucu ticareti gibi pek çok suça karıştığı belirtildi.
HARACA BAĞLANAN İŞLETMELERE KORKUNÇ YAKLAŞIM
İddianamede yer alan bilgilere göre, Sancaktepe'nin Sarıgazi Mahallesi'nde faaliyet gösteren örgüt, bir masaj salonundan 500 bin TL haraç talep etti. Salonun ortaklarından Mesut Akbaba, borcu olduğu ortağı Emre Armağan'ı örgütün hedefi haline getirdi. Armağan'a ulaşan örgüt üyeleri, paranın Akbaba'ya ödeneceği bilgisini alınca, Armağan'ın iş yerlerine üç ayrı gece, sabaha karşı 02.00-03.00 saatleri arasında kurşun yağdırdı. Bu durum, örgütün sadece para toplamakla kalmayıp, aynı zamanda korku ve panik yaratarak baskı kurduğunu gösteriyor.
6 SAAT SÜREN İŞKENCE KAMERADA
Örgütün şiddet ve işkenceye varan eylemleri, Ümraniye'deki Golden Spa ve Masaj Salonu'nda yaşanan olayla en çarpıcı şekilde ortaya kondu. Salonun ortaklarından Serkan Yılmaz'ın eski eşi Mehtap Yılmaz, Yılmaz'ın salon çalışanı Dılnoza Rajapboeva ile gönül ilişkisi yaşamasını bahane ederek, örgüt yöneticilerinden Serhat Özvariş ve kar maskeli 10 kişiyle birlikte mekanı bastı. Yılmaz, salonda çalışanlara ihanetle suçlayıp, "Ben size ablalık yaptım, siz hepiniz bana hainlik yaptınız. Serkan ile Dılnoza sevgili olmuş, bunların arasını Mesut yapmış" diyerek işkenceyi başlattı. Mesut Akbaba, Serkan Yılmaz ve Dılnoza Rajapboeva, tam 6 saat boyunca süren vahşi bir işkenceye maruz kaldı. Çıplak bırakılarak darbedilen mağdurların vücutlarına cam parçalarıyla kesikler atıldı, acıları kolonya dökülerek artırıldı. Başlarına silah dayanan, namlusu ağızlarına sokulan mağdurlar ölümle tehdit edildi. İşkence anları, örgüt üyelerinin telefonlarında kaydedilmiş ve olayların ne denli vahşi bir boyuta ulaştığını gözler önüne sermiştir.



