EKONOMİ
Yayınlanma : 10 Temmuz 2026 16:15
Düzenleme : 10 Temmuz 2026 16:15

Denizcilikte biyoyakıt: Türkiye, düşük karbonlu yakıt tedarik merkezi olma yolunda

Denizcilikte biyoyakıt: Türkiye, düşük karbonlu yakıt tedarik merkezi olma yolunda
Denizcilikte biyoyakıt kullanımı, Türkiye'nin düşük karbonlu yakıt tedarik merkezi olma potansiyelini artırıyor. Karbon yoğunluğu, ticari rekabetin önemli bir parçası haline geliyor.

Küresel ticaretin belkemiğini oluşturan deniz taşımacılığı, karbon regülasyonları ve düşük emisyon hedefleriyle yeni bir yakıt dönüşüm sürecine girmektedir.

Düşük Karbonlu Yakıtların Önemi

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından belirlenen sera gazı emisyonlarını azaltma hedefleri, Avrupa Birliği'nin denizcilik yakıtlarındaki karbon yoğunluğunu düşürme düzenlemeleri ve paydaşların sürdürülebilir tedarik zinciri beklentileri, gemi yakıtlarını yalnızca teknik bir tercih olmaktan çıkarıyor. Karbon yoğunluğu, gelecekte gemi işletmeciliği, navlun maliyetleri, rota planlaması ve ihracatçının rekabet gücü açısından belirleyici bir faktör haline gelecek. Bu nedenle, düşük karbonlu yakıtlara erişim denizcilik sektörü için çevresel sorumluluğun ötesinde ticari sürdürülebilirlik ve rekabet avantajı sunuyor.

Türkiye'nin Fırsatları ve Biyoyakıt Kullanımı

Bu dönüşüm, Türkiye denizcilik sektörü ve bölgesel yakıt tedarik zinciri açısından önemli fırsatlar yaratmaktadır. Arkas Bunker ve DB Tarımsal Enerji'nin düzenlediği seminerde, biyoyakıt kullanımının teknik gereklilikleri ve uygulama örnekleri ele alındı. DB Tarımsal Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Borovalı, biyoyakıt dönüşümünün atık yönetiminden tarıma kadar geniş bir değer zinciri oluşturduğunu vurguladı. Borovalı, bu süreçte atık bitkisel yağların denizcilik yakıtına dönüştürülmesinin hem çevresel hem de ekonomik açıdan önemli olduğunu ifade etti.