Türkiye'nin deprem gerçeğiyle yüzleşen finansal sigorta sistemi DASK'ta (Zorunlu Deprem Sigortası) teminat limitleri rekor seviyeye ulaştı. Son yapılan düzenlemeyle birlikte, olası bir depremde ev sahiplerinin alabileceği azami teminat tutarı tam 2 milyon 400 bin liraya yükseltildi. Bu artış, sadece poliçe limitlerinin yükselmesiyle kalmıyor, aynı zamanda metrekare başına sigorta bedellerini de kapsayarak milyonlarca konut sahibine daha güçlü bir finansal kalkan sunuyor.
YAPI MALİYETLERİNE YENİ DÜZENLEME
Son yıllarda durmaksızın artan inşaat ve yapı maliyetleri, konutların yeniden inşa bedellerini de astronomik rakamlara taşıdı. DASK'ın bu güncellemeyi hayata geçirmesindeki temel nedenlerden biri de tam olarak bu. Amaç, olası bir yıkım durumunda vatandaşların konutlarını yeniden ayağa kaldırmak için gereken maliyetlerin daha yüksek bir oranının sigorta tarafından karşılanmasını sağlamak. Türkiye gibi yüksek sismik aktiviteye sahip bir ülkede, sigorta güvencelerinin güncel ekonomik gerçeklere ayak uydurması hayati önem taşıyor.
EK GÜVENCELER İÇİN KONUT SİGORTASI ÖNE ÇIKIYOR
Ancak uzmanlar, özellikle büyük şehirlerde piyasa değeri DASK'ın yeni limitlerinin dahi üzerinde olan konutlar için ek önlemlerin şart olduğuna dikkat çekiyor. İstanbul, Ankara, İzmir gibi konut fiyatlarının baş döndürücü bir hızla yükseldiği illerde, mevcut DASK güvencesinin tek başına yeterli kalmayabileceği uyarısı yapılıyor. Bu noktada, sigorta şirketlerinin sunduğu konut sigortaları kapsamında ek deprem teminatlarının değerlendirilmesi büyük önem kazanıyor. Kahramanmaraş merkezli yıkıcı depremlerin ardından sigorta sektöründe 'koruma açığı' olarak adlandırılan durumun da yeniden gündeme gelmesiyle, DASK'ın yanı sıra tamamlayıcı konut sigortaları da daha fazla önem kazanıyor. Bu poliçeler, sadece binadaki hasarı değil, aynı zamanda eşyaların zarar görmesi, kiracıların veya ev sahiplerinin geçici barınma ihtiyaçları ve hatta enkaz kaldırma masrafları gibi geniş bir yelpazede ek koruma sağlıyor.



