SİYASET
Yayınlanma : 29 Temmuz 2025 12:45
Düzenleme : 29 Temmuz 2025 12:48

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yeşil vatanımızı korumak için her türlü tedbiri alıyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yeşil vatanımızı korumak için her türlü tedbiri alıyoruz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Tehditler karşısında 'yeşil vatanımız' olan ormanları korumak için her türlü tedbiri alıyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.

Konuşmasının başında, geçen hafta Eskişehir'deki orman yangınına müdahale sırasında şehit olan 5 orman işçisi ve 5 AKUT gönüllüsü ile Hatay İskenderun Deniz Er Eğitim Alay Komutanlığı'nda aşırı sıvı kaybı nedeniyle şehit olan iki askere Allah'tan rahmet dileyerek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı temennisinde bulunarak, "Yeşil vatanın bütün muhafızlarına fedakarlıkları dolayısıyla ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum." ifadelerini kullandı.

Her iki elim olayla ilgili soruşturmaların devam ettiğini belirten Erdoğan, "Milletçe hepimizi yasa boğan bu iki hadisenin nedenleri en kısa zamanda ayrıntılarıyla netleşecek, akabinde ihmali olan varsa gereken yapılacaktır. Devletimiz tüm imkanlarıyla şehit ailelerimizin yanındadır. Benzer acıları bir daha yaşamamak temennisiyle milletimizin tekrar başı sağ olsun diyorum." diye konuştu.

Türkiye'nin sağlıktan eğitime, adaletten emniyete, tarımdan sanayiye, turizmden savunmaya uzanan geniş bir yelpazede çok yönlü bir atılım içinde olduğunu vurgulayan Erdoğan, ülkeyi bir baştan diğer başa saran otoyollar, havalimanları, hastaneler, okullar, üniversiteler, konut projeleri ve fabrikalar gibi projelerin kalkınma yolculuğunun kilometre taşları olarak vatan topraklarını süslediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye savunma, güvenlik, dış politika başta olmak üzere birçok alanda son asrın en parlak dönemini yaşıyor. Devletimizin tüm birimleri tam bir uyum içinde millete karşı görevlerini layıkıyla yerine getiriyor. Biz de hükümet olarak gündemimize en üst seviyede hakimiz." dedi.

Önlerine çıkan engellere ve kurulan tuzaklara takılmadan hedefe doğru adım adım yürüdüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti;

Bir defa şunu 86 milyonun bilmesini arzu ediyorum. Felaket tellalları ne derse desin, ülkemizin yolu da bahtı da açıktır. Büyük ve güçlü Türkiye idealimize, bölgemizdeki tüm krizlere, çatışmalara rağmen daha önce hiç olmadığı kadar yakınız. Zorluklarla beraber kolaylıkların da bizleri beklediğinin gayet bilincindeyiz. Milletimizin duası ve desteğiyle yılmadan, yıkılmadan Türkiye'yi aydınlık yarınlara kavuşturma mücadelemizi hamdolsun azimle sürdürüyoruz.

Bugünkü kabine toplantımızda yine kritik meseleleri etraflıca ele aldık. Dış politikadaki gelişmeleri enine boyuna istişare etme fırsatı bulduk. Yaz mevsiminin gelişiyle tüm dünya ile birlikte ülkemizde de artan orman yangınlarını masaya yatırdık. Ekonomide, ülkemizin kredi notunun yükseltilmesi ve Merkez Bankası rezervlerimizin 169 milyar dolara çıkması başta olmak üzere son günlerde aldığımız olumlu haberlerin değerlendirmesini yaptık. Terörsüz Türkiye sürecimize dair güncel durumu mütalaa ettik. Savunma sanayi alanında tüm dünyanın gıptayla baktığı atılımlarımız gündemimizdeki bir başka konuydu. Bütün bu başlıklarda ülkemizi hedeflerine biraz daha yaklaştıracak önemli kararlar aldık. Bu vesileyle aklıyla, emeğiyle, gayretiyle, alın teriyle Türkiye Yüzyılı'nın inşasına destek olan herkese bir kere daha şükranlarımı ifade ediyorum.

Gündeme dair detaylara geçmeden evvel, son toplantımızdan bu yana millete hizmet yolunda neler yaptığımızı kısaca hatırlatmak istiyorum; 18 Temmuz Cuma günü Milli Savunma Üniversitemizde kurmaylık eğitimlerini tamamlayan subaylarımızın mezuniyet törenindeydik. Orada 80'i dost ve kardeş ülkelerden gelen askeri misafir personel olmak üzere toplam 241 subayımızın mezuniyet heyecanına şahitlik ettik. Yine tören vesilesiyle Milli Savunma Üniversitemizde ve bağlı birimlerinde inşası tamamlanan altı yeni camimizi ibadete açtık. Buradan bir kez daha kurmaylık eğitimlerini alınlarının akıyla tamamlayan 241 subayımızı tebrik ediyor, hizmete açtığımız camilerimizin kahraman ordumuz ve üniversitemiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum.

20 Temmuz'da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeydik. Kıbrıs Barış Harekatı'nın 51. yıl dönümünü Kıbrıs Türkü kardeşlerimizle birlikte yine büyük bir coşkuyla kutlarken kahraman şehitlerimizi rahmetle yad ettik. Ziyaretimizi Lefkoşe Kuzey Çevre Yolu Köprülü Kavşağı ve bağlantı yolları ile Maraş Sağlık Merkezi'nin açılışıyla adeta taçlandırmış olduk. Aynı programda 50 bin metrekare kapalı alana ve 320 yatak kapasitesine sahip Lefkoşe Yeni Devlet Hastanesi'nin ilk etabının temellerini attık. Açtığımız ve temelini attığımız yatırımların Kıbrıs Türkü kardeşlerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Anavatan ve garantör ülke olarak Kıbrıs Türkü'nün müreffeh bir geleceğe doğru attığı adımlarda inşallah her zaman yanlarında olacağız.

İklim değişikliğinin bir sonucu olarak orman yangınlarındaki artış artık küresel bir sorun haline gelmiştir. Öyle ki 2002-2012 arasında dünyada yanan orman alanı 44 milyon hektar iken 2013-2023 arasında bu rakam 94 milyon hektara çıkmıştır. Dünyada son 9 yıl, 1880'den bu yana en sıcak 9 yıl olmuş, geçen yıl son 145 yılın en sıcak yılı olarak kayıtlara geçmiştir. Birleşmiş Milletler'e göre orman yangınlarında 2030 yılına kadar yüzde 14, 2050 yılına kadar ise yüzde 50 artış beklenmektedir. Avrupa Orman Yangınları Bilgi Sistemi'ne göre yılbaşından bu yana kıtada toplam 268 bin hektarlık alan yanmıştır. Geçen yıl aynı dönemde yanan orman alanı 133 bin 320 hektardı. Yani geçen yıla göre Avrupa'da yanan alan miktar olarak söylüyorum, yaklaşık iki kat artmıştır. Bu yılın ilk altı aylık kuraklık haritalarına baktığımızda ülkemizde son beş yılın en kurak günleri yaşanıyor. 25 Temmuz'da bazı yerlerde görülen 50 derece ile ülkemizde tarihin en yüksek sıcaklık değeri kaydedildi. Aşırı sıcaklar, düşük nem ve şiddetli rüzgar maalesef yangın riskini daha da yükseltiyor.

Devlet olarak bütün planlarımızı bu ürkütücü veriler temelinde yapıyoruz. Artık tehditler karşısında yeşil vatanımız olan ormanlarımızı korumak için her türlü tedbiri alıyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığımız sonbahardan itibaren yangına hassas illerimizdeki bütün köylerimizde bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştirdi. Ormanların temizliğinden bakımına kadar gerekli bütün hazırlıklar çok büyük özenle yapıldı. Yeni araç ve ekipmanların eklenmesiyle hava ve kara filomuz yangınlara hazır hale getirildi. 27 uçak ve 105 helikopter ülke genelinde 65 noktada, 6 bine yakın kara aracımız ise 1600 noktada konuşlandı. Orman teşkilatımız 25 bin yangın personeli ve ihtiyaç halinde desteğe gelen 132 bin gönüllüsüyle 1 Mayıs'tan itibaren teyakkuz durumuna geçti.

Ormanlarımızı 14 insansız hava aracı ve 776 gözetleme kulemizle 7 gün 24 saat takip ediyor ve yangın meydana geldiğinde sadece 2 dakika içinde tespit ediyoruz. Bakın bu alanda insansız hava aracı kullanan iki ülkeden biriyiz. Kendi geliştirdiğimiz meteorolojik erken uyarı sistemimizle riskli bölgeleri önceden görüyor, önlemleri artırıyoruz. Dünyada sadece beş ülkenin sahip olduğu yangın yönetim uçağımız Otağ da bu konuya ne kadar ehemmiyet verdiğimizin bir başka göstergesidir. Şurası özellikle dikkat çekicidir, sahip olduğumuz bu teknolojiler sayesinde yangına ilk müdahale süresini 40-45 dakikalardan 10-11 dakikalara kadar düşürdük. Hava ve kara araçlarımızın daha hızlı su alabilmesi için göreve geldiğimizde hiç olmayan yangın gölet ve havuzlarının sayısı bugün 4 bin 796'ya ulaştı. Yine 2002'de 73 ton olan havadan su atma kapasitemiz bugün 438 tona yükseldi.

Tarihimizin en güçlü hava ve kara filosuyla yılbaşından bu yana toplam 4 bin 247 yangınla mücadele ettik. Bu yangınların 3 bin 102'si 1 Haziran'dan bu yana meydana geldi. Devam eden iki yangın dışında diğerlerinin tamamını kontrol altına aldık. Bu yıl şu ana kadar çıkan yangınların yüzde 96'sı insan kaynaklıydı. Yani sigara izmaritinden söndürülmeyen piknik ateşine, ormana bırakılan camlardan anız yakmaya kadar çoğu zaman önemsiz görülen ihmallerin bedelini milletçe hep beraber ödedik, halen de ödüyoruz. Elbette çok az da olsa sabotaj ve kasıtlar da var. 1 Haziran'dan bu yana 149 şüpheli gözaltına alınmış, 38 kişi tutuklanmış, 61 kişi hakkında adli kontrol kararı verilmiştir. Son olarak Bursa'daki yangını çıkardığı düşünülen, daha önce hakkında FETÖ'den işlem yapılmış bir şahıs yakalanmıştır. Bu vesileyle Bursa Kestel'deki orman yangınına destek için görev yapan su tankerinin dün kaza yapması sonucu şehit olan üç gönüllümüze Allah'tan rahmet niyaz ediyorum.

Burada şunu da belirtmek durumundayım. Yangınlara hızlı ve etkin müdahalemizin neticesini diğer ülkelerle kıyasladığımızda da çok net görüyoruz. 2020-2024 arası orman varlığına göre yanan alan oranına baktığımızda ülkemiz binde 17'lik oranla İspanya, İtalya, Yunanistan, Portekiz, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'dan çok daha iyi durumdadır. Aynı şekilde Akdeniz kuşağında yer alan ülkelerin tamamından daha fazla hava aracına sahibiz. Ancak iklim değişikliği şiddetini her geçen yıl artırıyor ve artıracak. Bunun için ilave tedbirler alıyoruz, almayı da sürdüreceğiz. Unutmayalım ki bu bir savaş, bir yeşil vatan müdafaası. Bu sinsi düşmana karşı şunu herkes bilsin ki gereken neyse yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz.

Ülkenin başına gelen her felaketten hemen siyasi rant devşirmeye çalışan fırsatçılara rağmen bütün bunlara rağmen yapacağız. Ellerini ovuşturanlara, dezenformasyon yayanlara, her fırsatta ülkesini kötüleyen bedhahlara rağmen bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Ama bu savaşı milletimiz olmadan kazanamayız. Bu savaşta 86 milyonun desteğini ve gayretini bekliyoruz. Yeşil vatanı canları pahasına savunan Tarım ve Orman Bakanlığımıza, Orman Genel Müdürlüğümüze, illerimizde AFAD koordinasyonunda çalışmalarını sürdüren tüm kurumlarımıza, mücadeleye destek veren yönetimlerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum.

Şunu da burada açıklamak durumundayım. Malum, 30 büyükşehrimiz var. İtfaiyecilik, belediye başkanlığından gelmiş bir Cumhurbaşkanı olarak, büyükşehirlerin işidir. Büyükşehirler, itfaiye birimlerini en ideal şekilde kurmak suretiyle bu işi üstlenecektir. 30 büyükşehrin dışında 51 ilimiz var. 51 ilimizde de bundan böyle AFAD'ımızla bu işi örgütleyeceğiz. AFAD, 51 ilde teşkilatlanmasını en güzel şekilde, en güçlü şekilde yapacak ve böylece 81 vilayetimizi örgütlemiş olacağız. Su tankerleriyle, traktörleriyle, elinde hangi imkan varsa AFAD bu 51 vilayetin tamamında en güçlü şekilde inşallah bu işi planlayacaktır. Ve böylece AFAD teşkilatımız şu andaki gücünü, yükümlülüğünü daha da artıracak ve böylece Türkiye genelinde bundan böyle nerede ne tür bir felaket olursa olsun AFAD nasıl her yere koşuyorsa, bundan sonra da aynı şekilde bütün ülke genelinde her yere inşallah yetişecektir.

Ben tüm ülke halkımıza, vatandaşlarımıza, aynı şekilde ormanlarımızı korumak ve afetten etkilenen kardeşlerimize yardımcı olmak amacıyla sahada ter döken tüm genç kardeşlerimi tebrik ediyorum. Selden kütük kapma yarışında olanları ise milletimizin vicdanına havale ediyorum. Sosyal medyanın karanlık dehlizlerinden millete nefret kusanlar bugüne kadar hedeflerine ulaşamadı. İnşallah hiçbir zaman da ulaşamayacaktır. Bir olacağız, birlik olacağız, iri, diri olacağız. Dilinden ve klavyesinden kin damlayan nifak tüccarlarının oyunlarına asla gelmeyeceğiz. Devam eden yangınlardan da en kısa zamanda iyi haberler alacağımıza inanıyorum. Rabbim her türlü afetten ülkemizi ve milletimizi muhafaza eylesin diyorum.