Çin, uzaydaki hakimiyetini artırmak için dev bir hamle yaparak, toplamda yaklaşık 200 bin uydudan oluşacak iki mega takımyıldızı için resmi başvuruda bulundu. CTC-1 ve CTC-2 adı verilen bu projeler, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'ne (ITU) Aralık 2025 sonunda sunuldu ve jeosenkron olmayan yörüngelerde 193 bin 500'e yakın uyduyu kapsıyor. Her bir dosya, 96 bin 714 uyduyu 3 bin 660 farklı yörünge düzleminde planlıyor.
UZAYDA ÖNCELİK HAKKI KAZANMA STRATEJİSİ
Bu başvurular, Çin'e henüz fiili uydu yerleştirme izni vermese de, ITU nezdinde öncelik tarihi kazanarak gelecekteki mega uydu takımyıldızları için kritik frekans ve yörünge haklarını güvence altına almayı hedefliyor. CTC-1 dosyasında hem ön bildirim hem de detaylı koordinasyon talebi bulunurken, CTC-2 şu an için sadece ön bildirim seviyesinde. Belgelerde, mevcut kurumların yerini alacak 'yeni bir işletici ajans' ifadesi dikkat çekiyor.
BATILI RAKİPLERE KARŞI UZUN VADELİ HAMLE
Uzmanlar, CTC-1 ve CTC-2'nin tek bir büyük stratejinin parçaları olduğunu belirtiyor. Çin bu hamleyle, Elon Musk'ın Starlink'i ve Amazon'un Kuiper projesi gibi Batılı mega uydu ağlarına karşı uzun vadeli bir üstünlük kurmayı amaçlıyor. Başvuruların büyüklüğü, ITU tarihindeki en kapsamlı uydu bildirimleri arasında gösteriliyor ve önümüzdeki süreçte diğer ülkelerden itirazlar ile teknik koordinasyon talepleri bekleniyor.
PARALEL PROJELERLE UZAY YARIŞINI HIZLANDIRIYOR
Çin, bu mega projelerin yanı sıra farklı uydu ağlarını da paralel şekilde ilerletiyor. China Satcom, Guowang mimarisi kapsamında orta Dünya yörüngesine 24 uydu için başvuru yaptı. China Mobile, doğrudan cihazlara uydu bağlantısı sağlamak üzere 144 ve 2 bin 520 uyduluk iki ayrı takımyıldız planlarken, Galaxy Space de 91 uyduluk bir ağ önerisi sundu. Halihazırda Guowang ve Şanghay destekli Qianfan adlı iki ulusal ağ inşa ediliyor ve her birinin 10 binden fazla uyduya ulaşması hedefleniyor. Çin, 2025'te 92 yörünge fırlatmasıyla rekor kırarak bu projelere hız verdi ve yeniden kullanılabilir roket teknolojilerine yatırım yapıp uzay üslerini genişleterek kapasitesini artırıyor.



