Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararıyla yeniden genel başkanlık koltuğuna oturması ve Özgür Özel'in grup başkanlığını sürdürmesiyle CHP içinde derinleşen güç mücadelesi, Meclis grup toplantılarında somutlaşıyor. Parti yönetimi ile Meclis grubunun farklı kutuplarda yer alması, bu iç sorunu TBMM'nin işleyişine dair geniş bir tartışmaya evriltti. Her iki tarafın da çözüm için Meclis Başkanlığı'nı işaret etmesi, 33 yıl önce Sosyal Demokrat Halkçı Parti'de (SHP) yaşanan benzer bir kürsü krizini akıllara getiriyor.
SHP'DE YAŞANAN KRİZİN İZLERİ
1993 yılında SHP Genel Başkanı Erdal İnönü'nün ani bir kararla siyaseti bırakması üzerine partide olağanüstü kurultay toplandı. Kurultayı Murat Karayalçın kazansa da, TBMM Grup Başkanvekili Aydın Güven Gürkan pes etmedi. Karayalçın milletvekili olmadığı için Grup Başkanlığı koltuğu boşaldı ve Ekim 1993'te yapılan seçimde Gürkan bu görevi üstlenerek parti içi muhalefeti sürdürdü. Genel Merkez ile Meclis Grubu arasındaki yetki çekişmesi, kısa sürede "grup kürsüsünde kimin söz hakkına sahip olacağı" tartışmasına dönüştü. Dönemin Meclis Başkanı Hüsamettin Cindoruk, Meclis'in bu parti içi mücadelede taraf olmayacağını belirterek, "İç meselelerinizi Meclis'e taşımayın." diyerek talepleri geri çevirmişti. Kriz, Gürkan'ın grup yönetimiyle birlikte istifa etmesi ve koalisyon kararlarında Meclis Grubu'nun dışlandığı savunmasıyla derinleşti. Bu durum, ancak 1994 yazında solda birlik arayışlarının güçlenmesiyle varılan bir uzlaşıyla aşılabildi ve Karayalçın ancak 1994 sonbaharında genel başkan olarak SHP Meclis Grubu'nda konuşabildi.
CHP'DE GERİLİM TIRMANDI MI?
Özgür Özel'in, Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısına katılmasını kaldıramadığı ve "Üzülerek takip ediyorum" şeklindeki ifadeleriyle dile getirdiği gerilim, kamuoyuna da yansıdı. Özellikle Özel'in "Yarın ben konuşacağım" çıkışı, bu güç mücadelesinin boyutunu daha da gözler önüne serdi. Bu durum, geçmişte yaşanan SHP krizindeki benzer dinamikleri hatırlatırken, CHP'nin önümüzdeki süreçte bu krizi nasıl aşacağı merak konusu. Parti içindeki bu bölünmüşlük ve kürsü tartışmalarının, CHP'nin genel işleyişini ve kamuoyundaki algısını nasıl etkileyeceği ise şimdiden tartışılmaya başlandı.



