GÜNDEM
Yayınlanma : 14 Haziran 2026 05:48
Düzenleme : 14 Haziran 2026 05:48

CHP'de Kılıçdaroğlu ile Özel arasındaki güç mücadelesi Meclis grubunda alevlendi

CHP'de Kılıçdaroğlu ile Özel arasındaki güç mücadelesi Meclis grubunda alevlendi
CHP'de Kılıçdaroğlu ve Özel arasındaki yönetim mücadelesi Meclis grubuna sıçradı. Grup başkanvekilliği seçimleri ve yetki tartışmaları partide krizi derinleştirirken, Özel gücünü korumaya çalışıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile Grup Başkanı Özgür Özel arasındaki yönetim gerilimi, TBMM grup toplantılarında düğüm noktasına ulaştı. İki lider arasındaki yetki ve meşruiyet tartışması, grup başkanvekillerinin durumu ve Meclis grubunun kontrolü için yapılacak seçimler ekseninde derinleşiyor. Parti kulislerinde, "mahkeme kararıyla göreve gelen yönetimin Meclis grubuna müdahale sınırları" konusunda ciddi görüş ayrılıkları yaşandığı konuşuluyor.

MECLİS GRUBUNDA SEÇİM HEYECANI

Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın'ın grup başkanvekilliği görevlerinden alınmalarının ardından yerlerine doğrudan atama yapılacağı iddiaları gündeme gelse de, parti kaynakları TBMM'deki temsil makamlarının seçimle belirlendiği için bu adımın şimdilik ertelendiğini belirtiyor. Öte yandan, Başarır ve Günaydın'ın henüz makamlarını boşaltmadıkları gelen bilgiler arasında. Grup Başkanı Özel'in, kendisine bağlı milletvekilleriyle birlikte bu hafta içinde beklenmedik bir grup yönetimi seçimi yapabileceği iddia ediliyor. Son yapılan grup toplantısında 98 milletvekilini bir araya getirmeyi başaran Özel'in bu gücünü kullanarak hareket etmesi bekleniyor. Ancak, bu vekillerden dokuzunun kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmesi nedeniyle grup üyelik hakları askıya alınmış durumda. Bu durum, söz konusu dokuz milletvekilinin grup toplantısına katılsalar bile grup başkanvekilliği seçimlerinde oy kullanamayacağı anlamına geliyor.

KILIÇDAROĞLU EKİBİNDE GÖRÜŞ AYRILIKLARI

Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın kurmaylar arasında da, "mutlak butlan" kararının parti yönetimine tanıdığı yetkinin sınırları konusunda tam bir fikir birliği bulunmuyor. Bu durumun, atılacak her adımın yeni krizlere yol açabileceği endişesini doğurduğu öğrenildi. Kılıçdaroğlu'nun hukukçu ekibi, mahkeme kararıyla göreve iadenin gerçekleştiği için alınan tüm kararların meşru olduğunu savunurken, MYK ve PM içindeki bazı Kılıçdaroğlu destekçileri ise "2018 Parti Tüzüğü çerçevesinde hareket edilmesi gerektiği" yönünde görüş belirtiyor. Bu görüş ayrılıkları, Kılıçdaroğlu'nun Meclis grubundaki etkinliğini artırma çabalarını karmaşık bir hale getiriyor.

ÖZEL CEPHESİNDEN TEYAKKUZ

Özgür Özel'e yakın isimler ise Parti Meclisi'nden istifa eden 27 ismi gündemde tutuyor. Kılıçdaroğlu yönetiminin ihraç yetkisini kullanmasına rağmen, istifalar konusunda "dilekçelerin mahkemeye gönderilmesini" işaret etmesi, Özel'e yakın çevrelerce süreci uzatma ve hukuki tartışmayı derinleştirme hamlesi olarak yorumlanıyor. Özel, il ve ilçe örgütlerindeki gücünü kullanarak Meclis Grubu'nu adeta bir paralel genel merkez gibi yönetme niyetini sürdürüyor. Bu arada, Kılıçdaroğlu'nun "yetkisini keyfi kullandığı" yönündeki propagandasıyla kamuoyu desteği oluşturma çabalarını artırdığı gözlemleniyor. Parti hukukçuları arasında da "mahkeme kararıyla gelen yönetimin Meclis grubuna doğrudan müdahale yetkisinin sınırları" konusunda farklı görüşler mevcut. Özel'e yakın milletvekilleri, mevcut grup yapısının fiili meşruiyet açısından kritik olduğunu savunuyor. Grup başkanvekilliği seçimlerinde Özel grubunun Meclis aritmetiği sayesinde çoğunluğu sağlayarak Kılıçdaroğlu yönetiminin istediği sonucu alamayabileceği değerlendiriliyor.