Ankara'nın kalbinde, Çankaya Belediyesi'ni sarsan devasa bir yolsuzluk ve rüşvet operasyonu gün yüzüne çıktı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın titizlikle yürüttüğü soruşturma, belediye başkanı Hüseyin Can Güner'in de aralarında bulunduğu 36 şüpheli hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet alma ve verme" ve "ihaleye fesat karıştırma" gibi ağır suçlamalarla gözaltı kararı çıkardı. Bu operasyon, yerel yönetimlerdeki şeffaflık ve dürüstlük ilkelerinin ne denli hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
BELEDİYEDE ARAMA VE GÖZALTI FİRTINASI
Operasyonun düğmesine dün sabah erken saatlerde basıldı. Şüphelilerin adreslerine eş zamanlı baskınlar düzenlenirken, belediye binası da didik didik arandı. Şu ana kadar 30 şüpheli emniyet güçlerince yakalanarak gözaltına alındı. Ancak, 6 şüphelinin firari olduğu ve peşlerindeki ekiplerin onları yakalamak için çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi. Ankara dışında bulunan Belediye Başkanı Güner ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, "planlandığı gibi birkaç saat içinde Ankara’da olacağını" belirtti. Güner, durumu yetkililere bildirdiğini, evine girmek isteyen ekiplere yedek anahtarını ilettiğini ve tüm çalışma arkadaşlarından emniyet güçlerine tam işbirliği yapmalarını istediğini dile getirdi. Akşam saatlerinde ise Güner, Esenboğa Havalimanı'nda gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Akıncı ve Belediye Meclis Üyesi Ahmet Ağırman gibi kritik isimlerin de bulunması, soruşturmanın derinliğini işaret ediyor.
GİZLİ TANIĞIN İTİRAFLARI VE RÜŞVET ÇARKI
Soruşturmanın temelini oluşturan gizli tanık ifadeleri, Çankaya Belediyesi'ndeki çöp ihalelerinde yaşanan usulsüzlükleri ve kirli para trafiğini adeta belgeledi. Bir gizli tanık, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi İkinci Başkan Vekili Emre Doğan'ın çöp ihalelerinde kilit rol oynadığını, Menderes Cemaloğlu ile birlikte ihalelerden pay alma konusunda anlaştıklarını ve ihalelerin doğrudan temin yöntemiyle farklı firmalar üzerinden alındığını iddia etti. Tanık, Başkan Güner'in yakın arkadaşı Sadık Can Köksal'ı özel kalem müdürlüğüne getirdiğini, Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Akıncı'nın ise Emre Doğan ile birlikte ihale ve para akışını yönettiğini öne sürdü. İfadelerde, Emre Doğan'ın asfalt işleri, imar ve ruhsat süreçlerinde de etkili olduğu, Ahmet Ağırman'ın ise siyasi bağlantıları aracılığıyla başkana bilgi aktardığı belirtilerek, "Emre Doğan tabiri caizse Çankaya Belediyesi’nin karakutusudur" şeklinde çarpıcı bir benzetme yapıldı. Bu iddialar, yerel yönetimdeki güç ve çıkar ilişkilerinin ne denli karmaşık bir ağ oluşturduğunu gözler önüne seriyor. Bu arada, Veli Ağbaba'nın yeğeni Ahmet Can Ağbaba'nın da tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildiği bilgisi de soruşturmanın kapsamını genişletiyor.



