Yeryüzü Avukatları Derneği, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi bünyesindeki Evrensel Periyodik İnceleme (UPR) Mekanizması aracılığıyla, Yunanistan'ın Batı Trakya Türk Müslüman Azınlığı'na yönelik sistematik ayrımcılık uygulamalarını uluslararası platforma taşıdı. Dernek tarafından hazırlanan stratejik rapor, azınlık bireylerinin örgütlenme özgürlüğü, din özgürlüğü, vakıf yönetimi ve azınlık eğitimi gibi temel alanlarda karşılaştığı hak ihlallerini detaylandırıyor.
LOZAN KAPSAMINDAKİ HAKLAR İHLAL EDİLİYOR
Rapor, Lozan Barış Antlaşması ile güvence altına alınan azınlık haklarının Yunanistan tarafından sistematik olarak ihlal edildiğini ve ülkenin uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmediğini vurguluyor. Özellikle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) azınlık derneklerinin isimleri üzerinden aldığı kararların üzerinden 17 yıl geçmesine rağmen tam olarak uygulanmadığına dikkat çekiliyor. Azınlık derneklerinin "Türk" kimliği gerekçe gösterilerek tescil edilmemesi, raporun en temel hukuki dayanaklarından birini oluşturuyor. Din özgürlüğü bağlamında müftü seçimlerine devlet müdahalesi ve vakıf yönetimlerinin özerkliğine yapılan müdahaleler de önemli ihlal başlıkları arasında yer alıyor. Eğitim alanında ise azınlık okullarının sayısındaki düşüşün, bir idari işlemden ziyade azınlık kimliğini zayıflatmaya yönelik kasıtlı bir politika olduğu belirtiliyor.
KURUMSAL VE HEDEF ODAKLI BİR BAŞVURU
Yeryüzü Avukatları Derneği Başkanı Enes Kafadar, Birleşmiş Milletler'e yapılan başvurunun, şimdiye kadar sunulan en kurumsal ve hedef odaklı çalışmalarından biri olduğunu belirtti. Kafadar, amaçlarının Yunanistan'ın taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile mevcut uygulamaları arasındaki uyumsuzluğun bağımsız bir şekilde denetlenmesini sağlamak olduğunu ifade etti. Raporun sadece teknik değil, doğrudan temel haklara odaklandığını vurgulayan Kafadar, azınlık okullarının kapatılması veya dernek isimleri üzerindeki kısıtlamaların doğrudan insan hakları ihlali niteliği taşıdığını sözlerine ekledi. Bu başvuru ile uluslararası denetim mekanizmalarının daha etkin çalıştırılması ve Yunanistan üzerinde hukuki bir baskı oluşturulması hedefleniyor.



