Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümünde, o günlerde yaşanan vahşet ve mücadelenin canlı tanıkları seslerini yükseltiyor. Harekât öncesinde Rumların adayı Yunanistan'a bağlama (Enosis) hedefi doğrultusunda Kıbrıs Türklerine yönelik gerçekleştirdiği saldırılar, katliamlar ve zorunlu göç, adayı yıllarca kana bulamıştı. EOKA terör örgütünün öncülüğünde Türk köyleri kuşatıldı, kadınlar, çocuklar ve yaşlılar hedef alındı, yüzlerce Kıbrıs Türkü hunharca katledildi. Türkiye'nin garantörlük hakkını kullanarak 20 Temmuz 1974'te başlattığı Barış Harekâtı, bu soykırım girişimini durdurdu.
RUM SALDIRILARIYLA BÜYÜDÜK, HAYATTA KALMA MÜCADELESİ VERDİK
Kıbrıs Barış Harekâtı Gazisi Ahmet Aşır, Rumların EOKA terör örgütünü kurmasının ardından Türk köylerine yönelik saldırıların sistematik hale geldiğini belirtti. 1963 olaylarıyla Türk köylerinin yakılıp yıkıldığını, insanların evlerinden barklarından sürgün edildiğini kaydeden Aşır, "Rum saldırılarıyla büyüdük. Çocukluğumuz oyun alanlarında değil, kurşunların yağdığı evlerimizde geçti. Babam hep 'Korkmayın, Türkiye bizi yalnız bırakmaz' derdi. Bu travmatik ortamda hayatta kalma mücadelesi verdik. Bu yüzden daha 16 yaşındayken mücahit oldum ve Mağusa Kalesi'nin savunmasında görev aldım" dedi.
40 YAKINIMI KAYBETTİM, VURULDUĞUM HALDE MEVZİMİ TERK ETMEDİM
Barış Harekâtı başladığında cephede savaştığını anlatan Aşır, "Rumların ağır silahlarına karşı sınırlı imkânlarla vatanımızı savunuyorduk. Birçok arkadaşım yanımda şehit oldu, ben de bacağımdan yaralandım. Ancak mevzimi terk etmedim. Çünkü çekilirsek Rumların önünde hiçbir engel kalmayacaktı" diye konuştu. En büyük acıyı köyüne döndüğünde yaşadığını dile getiren Aşır, "Aileme kavuşacağımı sanırken kimseyi bulamadım. Annem, 6 kardeşim, babaannem ve halam dahil 40 yakınımı katletmişler. Rumlar, cesetleri çöp atılan bir çukurda yakmış. O an dünyam başıma yıkıldı" ifadeleriyle o korkunç anları paylaştı.
KATLİAMLARIN CANLI TANIKLARIYIZ, ENOSİS HAYALİ DEVAM EDİYOR
Kıbrıs Barış Harekâtı'nın, Kıbrıslı Türklerin adadaki varlığı için bir kurtuluş olduğunu vurgulayan Aşır, "Muratağa, Sandallar ve Atlılar'da kadınlar, çocuklar ve yaşlılar katledildi. Dünya bunu gördü ama sessiz kaldı. Bugün hâlâ o katliamların inkâr edilmeye çalışıldığını görüyoruz. Oysa biz katliamların canlı tanıklarıyız. Kıbrıs Barış Harekâtı yapılmasa Kıbrıs Türkleri topyekun soykırıma uğrayacak, ada Yunanistan’a bağlanacaktı. Türkiye, garantörlük hakkını kullanarak müdahale etti ve bugün Kıbrıs Türkü hâlâ bu topraklarda yaşayabiliyorsa, bunu Barış Harekâtı'na borçludur. Biz çok ağır bedeller ödedik ama vatanımızdan vazgeçmedik" dedi. Gazi Yaşar Gevrek de, 1963'ten 1974'e kadar Türklerin Rum baskısı altında yaşadığını, Enosis hayalinin hala devam ettiğini ve Türk düşmanlığının yeni nesillere aktarıldığını belirterek gençlerin bu mücadeleyi unutmaması gerektiğini vurguladı.



