DÜNYA
Yayınlanma : 12 Haziran 2026 16:31
Düzenleme : 12 Haziran 2026 16:31

Avrupa kapıları kapanıyor: Yeni göç reformu yürürlükte, sığınmacılar için zorlu süreç başlıyor

Avrupa kapıları kapanıyor: Yeni göç reformu yürürlükte, sığınmacılar için zorlu süreç başlıyor
AB'nin yeni göç ve iltica reformu yürürlüğe girdi. Vize süreçleri sıkılaşıyor, sınır kontrolleri artıyor ve düzensiz göçmenlerin sınır dışı işlemleri hızlanıyor. Reform, dayanışma mekanizması getirse de eleştiriler de beraberinde getiriyor.

Avrupa Birliği (AB) genelinde, aşırı sağcı milliyetçi partilerin etkisiyle şekillenen ve yaklaşık 10 yıllık bir hazırlık sürecinin ardından tamamlanan göç ve iltica politikası reformu cuma günü itibarıyla yürürlüğe girdi. 2024 yılında kabul edilen bu kapsamlı paket, 2 yıllık bir geçiş döneminin ardından devreye alınarak, Avrupa ülkelerinden vize almayı ve yerleşmeyi çok daha zorlu bir hale getirecek.

SINIRLAR GÜVENDE, İŞLEMLER HIZLI AMA BEDELİ AĞIR

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından "adil ve kararlı" olarak nitelendirilen bu düzenleme, daha güvenli sınırlar, üye ülkeler arasında dayanışma ve daha verimli iltica ile geri dönüş prosedürleri vaat ediyor. Ancak bu reform, 2015'teki Suriye İç Savaşı sonrası yaşanan göç dalgasından bu yana AB'nin karşılaştığı en kapsamlı göç reformu olma özelliği taşıyor. Yeni paketle birlikte 11 ülkede yeni kontrol noktaları kurulacak, göçmen sayısı büyük bir dikkatle izlenecek ve düzensiz göçmenlerin sınır dışı işlemleri hızlandırılacak. Vize işlemlerinde de daha sıkı kontrollerin getirilmesi bekleniyor; ABD ve İngiltere'nin sosyal medya geçmişini vize değerlendirmesinde kullanması gibi bir uygulamanın AB'de de hayata geçirilmesi ihtimali konuşuluyor.

DAYANIŞMA MEKANİZMASI VE ELEŞTİRİLER

Reform kapsamında getirilen "dayanışma mekanizması", az sayıda iltica başvurusu alan ülkelerin ya sığınmacıları kabul etmesini ya da yoğunluk yaşayan ülkelere finansal ve operasyonel destek sağlamasını zorunlu kılıyor. Ancak eleştirmenler, bu mekanizmanın güçlü bir yaptırımdan yoksun olduğunu ve devletler arası gerilimleri tırmandırabileceğini savunuyor. Bazı uzmanlar ise göçün temel nedenleri olan çatışma, yoksulluk ve siyasi baskıları göz ardı ederek, reformun aşırı caydırıcılığa dayandığı görüşünde. MMC'nin Akdeniz rotasındaki anket sonuçları, katılımcıların büyük çoğunluğunun AB politikalarından caymadığını gösterse de, AB verilerine göre düzensiz göçmen akını geçen yıl yüzde 26 azalarak 2021'den bu yana en düşük seviyeye gerilemiş durumda. Buna rağmen üye ülkeler, yeni kuralların erken sınanmasını önlemek adına sığınma sistemleri üzerindeki baskıyı düşük tutmak istiyor. AB dışında sığınma merkezleri kurulması da gündemde. Öte yandan, Mülteci Destek Ege (RSA) avukatları, kötü yasaların uygulama konusundaki isteksizlikle birleştiğinde hak ihlallerine yol açabileceğinden endişe ediyor. Nitekim birçok üye ülkenin yeni kurallara tam olarak hazır olmaması, gelecekte yaşanabilecek karmaşanın habercisi olarak görülüyor.