Audi Formula 1 takımının patronu Wheatley, takımın 2030 şampiyonluk hedefini açıklarken, bu sürecin sabır ve öğrenme gerektirdiğini vurguladı. Audi isminin tek başına başarı getirmeyeceğini belirten Wheatley, projenin artık gerçek olduğunu ve bu yolculuğun herkes tarafından birlikte yaşandığını ifade etti. Takım patronluğunu liderlik olarak tanımlayan Wheatley, yıllar içinde edindiği tecrübelerin bu projede belirleyici olacağını söyledi.

KÜLTÜR İNŞASI VE BEŞ YILLIK PLAN
Wheatley, Audi F1 yapılanmasının kültür inşasıyla başladığını özellikle vurguladı. Standartları belirlemek, kültürü oluşturmak ve örnek olarak önden gitmenin zorunlu olduğunu dile getirdi. 2030 hedefinin neden bir 'beş yıllık plan' olarak tanımlandığını açıklayan Wheatley, bunun yalnızca sportif değil, yapısal bir dönüşüm süreci olduğunu belirtti. Başlangıç noktasının doğru tespit edilmesinin kritik olduğunu ve Ferrari, Red Bull, Mercedes veya McLaren'ı sadece Audi oldukları için yenemeyeceklerini söyledi.
MEYDAN OKUYANDAN ŞAMPİYONA YOLCULUK
Takımın hedefini 'önce meydan okuyan, sonra rekabetçi, en sonunda da şampiyon' olmak şeklinde özetleyen Wheatley, bu yolculuğun herkese anlatıldığını ve içselleştirildiğini ifade etti. Planın net olduğunu ve insanların bu yolculuğu anlamasının çok önemli olduğunu vurguladı. Yeni teknik regülasyonların Audi için büyük bir fırsat sunduğunu belirten Wheatley, sıfırdan başlanan bir dönemin mimari açıdan avantaj sağladığını ve 2030 hedefi için doğru temelin atıldığını söyledi.
KENDİ MOTORU VE SİSTEM DOĞRULAMASI
Audi'nin kendi motorunu üretme kararının projedeki en kritik hamlelerden biri olduğunu savunan Wheatley, fabrika takımı olmanın araç tasarımına doğrudan yansıdığını belirtti. Kendi motorunuzu geliştirmenin hayati önemde olduğunu ve araç ile güç ünitesinin baştan birlikte tasarlandığında çok farklı bir otomobil ortaya çıktığını ifade etti. Barselona'daki erken shakedown çalışmasının takımı ciddi anlamda öne geçirdiğini vurgulayan Wheatley, bu sürüşün performanstan ziyade sistem doğrulaması için yapıldığını ve birçok kutucuğu erkenden işaretlediklerini söyledi. Yeni regülasyon döneminde hataların kaçınılmaz olduğunu açıkça kabul eden Wheatley, asıl meselenin bu hatalardan nasıl ders çıkarıldığı olduğunu belirtti. 2026 sezonunun yarış karakteri hakkında net bir öngörüde bulunmanın şu an mümkün olmadığını, ancak sürücülerden gelen ilk geri bildirimlerin sürüş tarzının değiştiğine işaret ettiğini ifade etti. Başarılı bir sezon tanımını 'sürekli gelişim' olarak yapan Wheatley, takımın özgüven kazandığını ancak bunun kibirle karıştırılmaması gerektiğini vurguladı. Yeni motorların ses karakterinin daha agresif olduğunu ve bu regülasyonların Formula 1'deki takımları daha hızlı yakınlaştıracağını düşündüğünü söyledi.


