Türkiye'nin en modern teknolojisine sahip, 280 milyon dolarlık 7. nesil sondaj gemisi 'Çağrı Bey', 180 kişilik ekibiyle birlikte Somali'ye doğru yola çıktı. Bu önemli görevde Çağrı Bey'e, deniz korsanlarına karşı önlem olarak donanmaya ait TCG Sancaktar, Gökova ve Bafra fırkateynleri ile Altan, Korkut ve Sancar destek gemileri de eşlik ediyor. Yedi gemilik bu güçlü filo, Somali sularında petrol ve doğalgaz arayışına başlarken, dikkat çekici bir şekilde 5 yıldır Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'a yönelik herhangi bir deniz faaliyetinde bulunulamıyor.

Küresel Enerji Arenasında Türkiye'nin Adımları
Türkiye, enerji kaynakları arayışını sadece Somali ile sınırlı tutmuyor. Suriye, Libya, Venezuela, Türkmenistan ve Nijer gibi ülkelerde de petrol ve doğalgaz arama faaliyetleri yürütülüyor. Geçtiğimiz hafta Libya'da yapılan ihalelerle iki deniz sahasında arama hakkı elde edildi. Azerbaycan'daki Şafak-Asiman sahasında yüzde 30 ortaklık kurulurken, Pakistan'da 5, Kazakistan'da ise 3 sahada ruhsat alındı. Ayrıca, Karadeniz ve Akdeniz'deki potansiyel alanlar için İspanyol Repsol, ABD'li Chevron, Exxon Mobil ve ESSO Exploration gibi dev şirketlerle anlaşmalar imzalandı.

Doğu Akdeniz'de Sessizlik ve Eleştiriler
Bu küresel çapta süren enerji faaliyetlerine karşın, Türkiye'nin 2020'de çekildiği Doğu Akdeniz'e dönüş yapamaması dikkat çekiyor. Sondaj gemisi ve Kıbrıs şehitlerinin isimleri verilen destek gemileriyle bölgeye dönme planları henüz hayata geçirilemedi. KKTC'nin münhasır ekonomik bölgesindeki ruhsatlı parsellerde sondaj ve sismik faaliyetler durdurulmuş durumda. Buna karşılık, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi doğal gaz bulunan bölgelerde Norveç, Katar ve ABD'li firmalarla sondaj çalışmalarını sürdürüyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuz, Chevron anlaşmasıyla Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon yataklarının ABD kontrolüne geçtiğini belirterek Türkiye'nin bölgeye gemi göndermesi gerektiğini savunuyor. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki haklarını kaybettiğini ve uzun yıllardır bölgede olmadığını dile getiriyor. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez de 'Mavi Vatan' kavramının gündemden düştüğünü ve petrol/doğalgaz aramalarına ara verilmemesi gerektiğini vurguluyor. Eski Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ise kaybettiğimiz bir hak olmadığını ve Kıbrıs ile Ege'de hakların çiğnetilmediğini ifade ediyor. Mavi Vatan kavramının yaratıcısı emekli Tümamiral Cem Gürdeniz ise Türkiye'nin Somali ve Libya'da olmasını doğru bulmakla birlikte, Doğu Akdeniz'deki ekonomik varlık gösterilememesini eleştirerek bölgenin Rumların insiyatifine bırakılamayacağını belirtiyor.


