Ankara'da yaşanan su kesintileri, başkent sakinlerini büyük bir sıkıntıya soktu. Kesikköprü hattındaki bir arıza nedeniyle 29 Eylül'den bu yana devam eden kesintiler, birçok ilçede günlük hayatı olumsuz etkiliyor. ASKİ, planlı ve plansız kesintileri internet sitesinden duyururken, Etimesgut, Çankaya, Gölbaşı, Kazan, Polatlı, Mamak, Keçiören, Pursaklar, Altındağ, Akyurt ve Yenimahalle'deki bazı mahallelerde su sorunu giderek büyüyor. Kesintilerin arızalar, kuraklık, basınç düşüklüğü ve artan nüfustan kaynaklandığı iddia ediliyor.
ASKİ VE DSİ ARASINDA SORUMLULUK TARTIŞMASI
CHP'li Mansur Yavaş'ın belediye başkanı olduğu Ankara'da, su kesintileri üç aydır devam ederken, ASKİ çözüm bulmak yerine suçu DSİ'ye attı. ASKİ'den yapılan açıklamada, durumun 'beceriksizlik değil, derinleşen bir kuraklığın sonucu' olduğu belirtildi ve DSİ'nin yasal sorumluluğuna vurgu yapıldı. Buna karşılık DSİ, kayıp-kaçağı azaltmanın ve içme suyunun son kullanıcıya ulaştırılmasının ASKİ'nin görevi olduğunu açıkladı, Büyükşehir Belediyesi Kanunu'na atıfta bulunarak belediyelerin sorumluluğunu hatırlattı.
KAYIP-KAÇAK ORANI VE ALTYAPI SORUNLARI
İçme suyu şebekesinde kayıp-kaçak oranı yüzde 37'ye ulaşmış durumda. CHP'li yönetimin zamanında almadığı tedbirler nedeniyle bu oran yüksek seyrediyor; gerekli altyapı yenilemeleri yapılsa, oran yüzde 25'e düşürülebilirdi. Bu durum, Ankara'nın 53 günlük su ihtiyacını karşılayacak 65 milyon metreküp suyun barajlarda kalmasını sağlayabilirdi. DSİ, belediyelerin bütçelerinden yeterli kaynak ayırmaması nedeniyle içme suyu projelerini talep ettiğini, ancak bu durumun belediyelerin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını vurguladı.
SİYASİ TEPKİLER VE ELEŞTİRİLER
AK Parti döneminde yapılan bir projenin Ankara'yı kurtardığı iddia edilirken, CHP'den iklim krizi savunması geldi. Bakan Yumaklı, ASKİ'yi 'algıyı değil suyu yönetin' diyerek eleştirdi. Bu tartışmalar, Ankara'daki su krizinin sadece teknik değil, aynı zamanda siyasi bir boyuta da sahip olduğunu gösteriyor.



