Kültür ve Turizm Bakanlığı Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanı Zeynep Boz, uluslararası müzecilikte yaşanan algı değişimine dikkat çekti. Boz, 'Artık kökeni belli olmayan, yasa dışı kaynaklı olabilecek eserlerden insanlar, müzeciler uzak duruyor. Bu değişen algıda Türkiye gibi köken ülkelerin baskısının, eserlerinin peşini bırakmamasının çok büyük etkisi var' dedi. Boz, UNESCO'daki tartışmaların belli ülkelerin ekseninde dönmediğini, Türkiye'nin görüşlerinin önem kazandığını vurguladı. Almanya'da bulunan 5 eserin iadesi için çalışmaların sürdüğünü ve Amerika'dan bir grup eserin ise eylül ayında Türkiye'ye dönebileceğini belirtti.
ESERLERİN KAYNAĞI VE SERGİ
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Bülent Gönültaş, Arkeolojinin Altın Çağı Sergisi'nde sergilenen 570 eserden 485'inin ilk kez görücüye çıktığını açıkladı. Gönültaş, sergide 90 kazı alanından getirilen eserlerin yer aldığını belirterek, 'Karahantepe’de bulunan ve Neolitik Çağ için ‘asrın keşfi’ olarak nitelendirilen 12 bin yıllık tabak, Hatay’da ortaya çıkarılan 3 bin 500 yıllık kil tablet ile Antalya’da gün yüzüne çıkarılan bin yıllık parfüm şişesi seti gibi dünya arkeoloji literatürüne yön verecek nitelikteki buluntular ziyaretçileri bekliyor' diye konuştu. Serginin 6 ay boyunca ziyarete açık kalacağını da sözlerine ekledi.
ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ VE MÜCADELE
Bakanlık yetkililerinin açıklamaları, uluslararası işbirliğiyle yürütülen kaçakçılık mücadelesinin ve kültürel mirasın korunmasının önemini bir kez daha ortaya koydu. Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri ile yürütülen iade çalışmaları, Türkiye'nin kültürel varlıklarını geri kazanma çabalarının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.



