Anayasa Mahkemesi, İstanbul'daki trafik sıkışıklığı nedeniyle gözaltı süresinin uzatılmasının hak ihlali olup olmadığına dair kritik bir değerlendirme yaptı.
GÖZALTI SÜRESİNDEKİ UZAMA TARTIŞILIYOR
Bir terör soruşturması çerçevesinde gözaltına alınan Rıdvan Akbaş, İstanbul trafiğinde geçirdiği süre nedeniyle gözaltı süresinin 4 gün uzadığını dile getirerek Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkeme, şüphelinin mahkemeye sevk edilmesi için harcanan sürenin gerekli yol süresi olarak değerlendirilebileceğine karar verdi. Ancak bu karar, 15 kişilik Genel Kurulun içinde ciddi bir karşı oy oluşumuna yol açtı.
MAHKEME ÜYELERİNDEN FARKLI GÖRÜŞLER
Karara muhalefet eden 6 üye, özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğini savunarak çoğunluk görüşüne katılmadı. Anayasa Mahkemesi’nin 8 Mayıs 2020'deki kararı, gözaltı süresinin toplamda 4 gün artı en fazla 12 saat olarak belirlenebileceğine dair hükmüyle hukuk camiasında tartışmalara neden oldu. Bu kararda, toplu suçlar için gözaltı süresinin 4 güne ek olarak, gerekli yol süresinin de eklenebileceği vurgulandı.
YENİ HUKUKSAL DEĞERLENDİRMELER
Kararın ardından, Anayasa'nın 19. maddesinde yer alan “gözaltı süresi” ifadesinin kapsamı yeniden gözden geçirilmeye başlandı. Anayasa Mahkemesi'nin çoğunluğu, bu hükmün “gerekli süre hariç” ifadesinin toplu suçlar için geçerli olduğunu savunurken, karşı oy verenler bunun yalnızca bireysel suçlarda geçerli olduğu görüşünü benimsedi. Rıdvan Akbaş, gözaltı süresinin aşılması sebebiyle tazminat talep ederken, Anayasa Mahkemesi’nin 12 saatlik yol süresi ekleme kararının insan hakları standartlarıyla ne denli örtüşeceği de tartışma konusu haline geldi.



