Anayasa Mahkemesi (AYM), banka borcunu geç ödediği için parasının enflasyon karşısında değer kaybettiğini belirten bir vatandaşın bireysel başvurusunda önemli bir karar aldı.
MÜLKİYET HAKKI İHLALİ TESPİT EDİLDİ
AYM, mahkemelerin bu zararı dikkate almamasını "mülkiyet hakkı ihlali" olarak değerlendirdi. Bu yeni karar, borçlarını geç ödeyen kişi veya kurumlar nedeniyle parasının değeri düşen vatandaşlar için emsal teşkil edecek. Anayasa Mahkemesi, alacaklıların yalnızca nominal tutarı değil, enflasyon karşısındaki gerçek değer kayıplarını da talep edebilmesinin önünü açtı. YEREL MAHKEME VE YARGITAY REDDETTİ Başvurucu Caner Şafak, 2010 yılında bir konut projesi için kullandığı kredi nedeniyle bankayla yaşadığı uyuşmazlık sonrası açtığı davada alacağını faiziyle birlikte tahsil etti. Ancak ödeme sürecinin 10 yıl sürmesi nedeniyle parasının enflasyon karşısında ciddi değer kaybettiğini savundu ve bankadan "munzam zarar" (faizi aşan zarar) tazmini istedi. Yerel mahkemeler ve Yargıtay ise başvurucunun iddialarını reddederek, "Enflasyon, kur artışı veya faiz oranlarının yüksekliği tek başına zararın ispatı için yeterli değildir" şeklinde kararlar verdi. DEĞER KAYBININ TAZMİN EDİLMESİ GEREKİYOR Anayasa Mahkemesi, alacakların da "mülkiyet hakkı" kapsamında olduğunu vurguladı. Yüksek enflasyon dönemlerinde alacakların uzun süre sonra ödenmesinin kişiye aşırı bir külfet yüklediğini ve mahkemelerin bu kaybı göz ardı etmesinin adil dengeyi bozduğunu belirtti. Mahkeme, "Başvurucunun enflasyon nedeniyle mal varlığında oluşan kaybın dikkate alınmaması mülkiyet hakkının ihlalidir" sonucuna ulaştı.



