Küresel piyasalarda yaşanan gelişmeler, yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü altının seyrini tamamen değiştirdi. Dolar endeksinin 13 ayın zirvesine ulaşması ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırım beklentileri, altın fiyatları üzerindeki baskıyı artırarak ons altını son 7 ayın en düşük seviyesi olan 3 bin 963 dolara çekti. Gram altın da 6.000 TL sınırını aşamayarak 5.928 TL'ye kadar geriledi. Bu durum, altının geçmişteki jeopolitik krizlerdeki geleneksel yükseliş eğiliminin bu kez işlemediğini gösteriyor.
JEOPOLİTİK RİSKLERİN ALTIN ÜZERİNDEKİ ETKİSİ DEĞİŞTİ
Özellikle ABD-İsrail-İran geriliminin yaşandığı dönemde altın, beklenen sıçramayı yapamadı. Savaşın başlangıcında petrol fiyatlarındaki artışla tetiklenen enflasyon endişesi, merkez bankalarının radarına girdi. Ancak tansiyonun düşmesine rağmen küresel ekonomilerde enflasyonun yüksek kalacağı korkusu, piyasadaki beklentileri altüst etti. Küresel piyasalar, bu gelişmelerin Fed gibi büyük merkez bankalarını sıkı para politikalarını sürdürmeye ve daha agresif adımlar atmaya zorlayacağını öngörüyor. Yüksek faiz ortamı, altının en büyük düşmanı olarak öne çıkıyor ve sarı metalde sert satışları beraberinde getiriyor.
DOLAR ENDEKSİ VE MERKEZ BANKALARININ ROLÜ
Enflasyonist baskıların ve ekonomik verilerin katılığı nedeniyle Fed'in faizleri daha uzun süre yüksek tutacağı, hatta yeni artışlar olabileceği tahminleri altın üzerinde fiyatlanmaya başladı. Faiz beklentilerinin güçlenmesiyle dolar endeksi 101 seviyesini aşarak 13 ayın zirvesine ulaştı. Bu durum, yatırımcıların alternatif yatırım araçlarından çıkışını hızlandırırken değerli metallere olan talebi de baltalıyor. Geçmişte rekor altın alımlarıyla fiyatı yukarı çeken küresel merkez bankalarının strateji değiştirmesi de tabloyu tersine çeviren bir diğer etken oldu. Mart ayında tarihi zirvelerini gören altın piyasasında yaşanan bu sert düşüşler, güvenli liman algısının değiştiği yeni bir döneme işaret ediyor. Uzmanlar, bu yeni dönemde yatırımcıların tamamen veri odaklı hareket etmesi gerektiğini vurguluyor. Stratejisi olmayanların zararı kaçınılmaz hale geliyor. Ekonomist Erdoğan Turan, özellikle borç veya kısa vadeli ihtiyaç duyulacak parayla piyasaya girenlerin sabır sürecinden geçeceğini ve sinirlerinin test edileceğini belirtiyor. Uzun vadeli birikim yapanlar için mevcut düşüşler sorun teşkil etmezken, kısa vadeli takip edenlerin nakit akışlarını iyi okuması gerektiği ifade ediliyor.



