ABD ile İran arasındaki diplomatik temasların yumuşaması ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin azalması, küresel piyasalarda jeopolitik risklerin törpüleneceği beklentisini artırdı. Bu iyimser hava, petrol fiyatlarında sert düşüşlere yol açarken, enflasyonist baskıların hafifleyebileceği umutları ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırım beklentilerini de törpüledi. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden geçiş ücreti almadığına dair bilgilendirmeyi paylaşması ve ABD Enerji Bakanı'nın boğazdan geçen tanker sayısındaki normalleşmeye işaret etmesi, bu beklentileri destekledi. Brent petrolün varil fiyatının savaş öncesi seviyelere dönmesi, jeopolitik endişelerin azaldığının bir göstergesi olarak yorumlandı. Bu durum, varlık fiyatlarında dalgalanmayı artırırken, enflasyon ve büyüme beklentilerini yeniden şekillendirdi.
TEKNOLOJİ SEKTÖRÜNDEN UMUT VEREN HABERLER
Bu olumlu gelişmelerin yanı sıra, dünyanın önde gelen yarı iletken üreticilerinden Micron Technology'nin piyasa beklentilerini aşan finansal sonuçları, teknoloji sektöründeki değerleme ve nakit sıkışıklığı endişelerini hafifletti. Micron'un çeyrek gelirinin 41,46 milyar dolara ulaşması ve hisselerinin piyasa sonrası işlemlerde yaklaşık yüzde 13 prim yapması, piyasalara olumlu bir hava kattı. Analistler, yapay zeka şirketlerine yönelik nihai kullanıcı talebinin sürdürülebilirliği konusundaki sorgulamaların devam ettiğini, ancak bireysel ve kurumsal talebin güçlü kalması halinde bu şirketlerin büyüme performanslarını koruyabileceğini öngörüyor. Bu gelişmeler, küresel piyasalarda genel bir toparlanma eğilimine işaret ediyor.
PİYASALAR GÖZÜNÜ ABD VERİLERİNDE
Bugün küresel piyasaların gözü kulağı ABD'den gelecek makroekonomik verilerde olacak. Özellikle büyüme verileri ve kişisel tüketim harcamaları verisi, enflasyonun gelecekteki seyrine dair önemli ipuçları verecek. Ekonomik aktivitenin gücünü koruyup korumadığını test edecek olan bu veriler, yatırımcıların kararlarında belirleyici rol oynayacak. Öte yandan, ABD'de cari işlemler açığındaki artış ve yeni konut satışlarındaki düşüş gibi bazı olumsuz veriler de dikkat çekiyor. Bu karmaşık veri setinin piyasalarda nasıl bir etki yaratacağı merakla bekleniyor. Altının onsunun Kasım 2025'ten bu yana en dip seviyeye gerilemesi ve Brent petrol fiyatındaki düşüş de bu gelişmelerin bir yansıması olarak görülüyor.



