Türkiye ve Almanya arasındaki ekonomik iş birliği, Ticaret Bakanlığı ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye-Almanya Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) 6. Dönem toplantılarıyla yeni bir boyut kazandı. Bakan Ömer Bolat ve Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Robert Reiche'nin katılımıyla gerçekleşen yuvarlak masa toplantıları, iki ülke iş dünyası temsilcilerini de bir araya getirdi. Toplantıların sonunda, ticari ilişkilerin daha da geliştirilmesi amacıyla "Türkiye-Almanya JETCO Protokolü" imzalandı. Bakan Bolat, bu protokolün, iki ülke arasındaki köklü bağların, karşılıklı güvenin ve ortak çıkarların birer kanıtı olduğunu vurguladı.
TİCARET HACMİNDE YENİ HEDEF 60 MİLYAR DOLAR
Almanya'nın, Türkiye için hem en büyük yatırım ortağı hem de stratejik müttefiklerden biri olduğunun altını çizen Bakan Bolat, ikili ticaret hacminde hedefi 60 milyar dolara çıkardıklarını belirtti. Almanya'nın Türkiye'nin bir numaralı ihracat pazarı, üçüncü büyük ithalat kaynağı ve önde gelen yabancı yatırımcılarından biri olduğunu hatırlatan Bolat, Türk firmalarının Almanya'daki yatırımlarının ise yaklaşık 3 milyar dolara yaklaştığını kaydetti. Otomotiv sektörünün bu entegrasyonun en güçlü örneklerinden biri olduğunu söyleyen Bolat, Türkiye'nin Avrupa'nın dördüncü, dünyanın ise on ikinci büyük otomotiv üretim merkezi konumunda bulunduğunu ifade etti.
VİZE SÜREÇLERİNDE ÖNEMLİ İYİLEŞME
Toplantılarda, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ihtiyacının yanı sıra, Türk vatandaşları için vize süreçlerindeki iyileştirmeler de ele alındı. Bakan Bolat, "Cascade Kademeli Vize Uygulaması" sayesinde Temmuz 2025'ten bu yana vize randevu ve başvurularında belirgin bir rahatlama yaşandığını duyurdu. Vize ret oranlarının yüzde 25'lerden yüzde 14'e kadar düştüğünü belirten Bolat, Almanya'nın iş insanları, öğrenciler, sanatçılar, STK mensupları ve nakliyeciler için vize süreçlerini hızlandırmayı planladığını aktardı. Türk vatandaşlarının vizesiz seyahat konusundaki taleplerinin bir kez daha dile getirildiğini de ekleyen Bolat, Almanya'nın, Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ilişkilerin zarar görmemesi adına korumacılık rüzgarlarına karşı Türkiye'yi destekleyecek bir tutum sergileyeceğini net bir dille ifade etti.



