GÜNDEM
Yayınlanma : 03 Temmuz 2026 07:27
Düzenleme : 03 Temmuz 2026 07:27

Alman İstihbaratının FETÖ Raporu Şaşırttı: Örgüt Yok Sayıldı mı?

Alman İstihbaratının FETÖ Raporu Şaşırttı: Örgüt Yok Sayıldı mı?
Alman istihbaratının 2025 raporunda FETÖ'ye neredeyse hiç yer verilmezken, Ülkücü Hareket 27 sayfa incelendi. Milli Görüş ve İsmailağa cemaati de raporda yer buldu.

Almanya Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın (BfV) 2025 yılına ait raporu, FETÖ terör örgütüyle ilgili kayıtlara geçmeyen bir tutum sergileyerek kamuoyunda şaşkınlık yarattı. 419 sayfalık kapsamlı raporda, Türkiye'nin terör örgütü olarak tanımladığı ve yaklaşık 25 bin üyesine sığınma sağladığı belirtilen FETÖ'ye dair neredeyse hiçbir detaya yer verilmemesi dikkat çekici. Raporda, örgütün faaliyetleri, yapılanması veya güvenlik açısından bir değerlendirmesi bulunmazken, FETÖ sadece iki cümle ile geçiştirildi. Bu iki cümlelik ifadede, örgütün Türkiye'nin tanımıyla 'Fethullahistische Terrororganisation' (FETÖ) olarak bilinen Gülen Hareketi olduğu belirtildi. Ayrıca, Türkiye'nin FETÖ'yü Almanya'da yürüttüğü bilgi toplama ve ulus ötesi baskı faaliyetlerinde öncelikli hedeflerinden biri olarak gördüğü ve bu kapsamda yurt dışından koordine edilen dezenformasyon faaliyetleri yürütmekle suçladığı ifade edildi. Ancak bu tespitlerin ötesinde herhangi bir derinlemesine analiz veya değerlendirme raporda yer almadı.

Ülkücü Hareket Derinlemesine İncelendi

FETÖ'ye yönelik oldukça sınırlı bir bölüm ayrılan raporda, bunun aksine Ülkücü Hareket'e 27 sayfa ayrılması dikkatlerden kaçmadı. Alman İç İstihbarat Örgütü BfV, Ülkücü Hareketi'ni "Türk sağ aşırılıkçılığı" başlığı altında inceledi. Almanya'da 13 bin 500 kişilik potansiyele sahip olduğu belirtilen hareketin, aşırı milliyetçi ve aşırı sağ ideoloji kapsamında değerlendirildiği vurgulandı. Raporda, Ülkücü ideolojinin antisemitizm, ırkçılık ve "Türklüğün üstünlüğü" anlayışı üzerine kurulduğu iddia edildi. Almanya'da 10 bin 500 kişinin üç büyük çatı kuruluşu bünyesinde örgütlendiği belirtilen raporda, ADÜTDF, ATİB ve diğer ülkücü yapılanmalara ayrıntılı olarak mercek tutulduğu görüldü. Özellikle Turan ülküsü, bozkurt sembolü ve sosyal medya faaliyetlerinin güvenlik açısından riskli olarak rapor edildiği belirtildi.

Milli Görüş ve İsmailağa Cemaati de Raporda Yer Aldı

BfV raporunda, Milli Görüş hareketi de üç sayfada incelendi. Raporda, "siyasi alanda etki oluşturmayı hedefleyen İslamcı yapılanmalar" arasında gösterilen Milli Görüş'ün, tek bir örgüt olmaktan ziyade ortak bir ideolojiye sahip çeşitli dernek ve kuruluşlardan oluşan bir hareket olduğu tanımlandı. Merkezi Köln'de bulunan İslam Toplumu Milli Görüş'ün (IGMG) hareketin Almanya'daki en büyük organizasyonu olduğu belirtildi. İdeolojik referansını Necmettin Erbakan'dan aldığı ve bu çizgiyi anma programlarıyla sürdürdüğü ifade edilen raporda, Milli Görüş'ün camiler, eğitim faaliyetleri, gençlik çalışmaları ve uluslararası ağı sayesinde geniş bir toplumsal etki alanına sahip olduğu değerlendirmesi yapıldı. Almanya'daki potansiyelinin 10 bin kişi olduğu belirtildi. Ayrıca, Nakşibendî geleneğine bağlı dini yapılar da "toplumdan ayrışan organizasyonlar" başlığı altında incelenirken, bu kapsamda İsmailağa cemaatinin de Nakşibendî yapılanması içinde değerlendirildiği görüldü. Cemaatin dini eğitim faaliyetleri ve geleneksel yaşam anlayışının Alman istihbaratının radarına alındığı, Almanya'daki yapılanmanın uzun yıllar vaiz Nusret Çayır tarafından şekillendirildiği ve 2015'te Türkiye'ye sınır dışı edilmesine rağmen cemaatin ülkedeki en önemli dini figürü olduğu ve vaazlarının internet üzerinden canlı yayınlandığı kaydedildi.