Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin CHP kurultay süreciyle ilgili aldığı kararın yankıları uluslararası basında da kendine yer buldu. Özellikle Alman medyasında çıkan yorumlar, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun canını sıkacak türden benzetmelerle dolu.
OTORİTER SİSTEMDE BİR ADIM DAHA MI?
Deutsche Welle'nin derlediği yorumlar, yaşanan gelişmeleri Türkiye'deki demokrasi ve hukuk devleti tartışmaları ekseninde değerlendiriyor. Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesindeki bir yorum, Ankara'daki gelişmeleri Recep Tayyip Erdoğan'ın otoriterleşme yolundaki adımlarından biri olarak nitelendirirken, bu adımın diğerlerinden daha ağır olduğunu vurguluyor. Gazete, 'Cumhuriyetin kurucusu Atatürk'ün partisinin düşmanca bir şekilde ele geçirilmesinden çekinmiyor. Boyun eğen bir yargıcın yardımıyla CHP'nin başına bir kukla yerleştirdi' ifadeleriyle durumu sert bir dille eleştiriyor. Bu olayın birçok Türk tarafından bir dönüm noktası olarak görüldüğü belirtilirken, okuyucunun aklına şu soruların geldiği aktarılıyor: Bu, oy haklarını kurtarmak için son bir uyarı olarak mı algılanacak, yoksa tüm çabaların boşuna olduğuna dair bir işaret mi?
ALMANYA VE AB, TÜRKİYE POLİTİKALARINI GÖZDEN GEÇİRMELİ
Frankfurter Rundschau gazetesi ise son gelişmeler karşısında AB ve Alman hükümetinin Türkiye politikalarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini savunuyor. Gazete, Federal hükümetin Türkiye'nin AB'ye katılma çabasını desteklemeye devam etmesine şüpheyle yaklaşıyor. Bir mahkemenin en büyük muhalefet partisi CHP'nin yönetimini görevden alması ve polis gücünün henüz kesinleşmemiş bir kararı uygulamak için CHP Genel Merkezi'ni basması karşısında Berlin'in bu yanılsamaya ne kadar daha tutunmak isteyeceği sorgulanıyor. Analist Gönül Tol'un Türkiye'nin giderek Rusya modeline yaklaştığına dair tespiti hatırlatılırken, Erdoğan'ı şimdiden bir 'Türk Putin' olarak gören eleştirmenlerin varlığına dikkat çekiliyor. Gazete, böyle bir ismin Brüksel'de masada oturup oturamayacağını sorgularken, AB'nin Türk demokrasisinin tasfiyesini perspektifsiz üyelik müzakereleriyle ödüllendirmemesi gerektiği vurgulanıyor.
NATO ZİRVESİ VE DEĞERLER TOPLULUĞU
Pforzheimer Zeitung ve Saarbrücker Zeitung gazeteleri ise konuyu NATO ve uluslararası ilişkiler perspektifinden ele alıyor. Pforzheimer Zeitung, Temmuz ayında Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde Erdoğan'ın Türk muhalefetine yönelik son hamlesini eleştiriyor. Gazete, bir zamanlar övülen üye devletlerin değerler topluluğunun siyasi bir söylem olarak bir kenara itilebileceği uyarısında bulunuyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin Avrupa'daki müttefiklerinden uzaklaştığı bir dönemde, Almanya'nın AB dışındaki diğer orta güçlerle ittifaklar aradığı ve Türkiye'nin bu güçlerden biri olduğu belirtiliyor. Saarbrücker Zeitung ise NATO zirvesinin Ankara yerine Brüksel'de yapılmasını önererek, bunun Batı'nın Türk muhalefetine yönelik son darbesine verilebilecek doğru yanıt olacağını savunuyor. Bu kararın ABD ve Avrupa'nın, Türkiye'nin Ortadoğu'daki rolü ve Rusya'ya karşı silahlanmadaki öneminden ziyade demokrasi ve hukuk devleti normlarını öne koymasıyla mümkün olacağı, aksi takdirde Erdoğan'ın mevcut politikalarına devam edeceği ifade ediliyor.



