DÜNYA
Yayınlanma : 28 Nisan 2026 15:29
Düzenleme : 28 Nisan 2026 15:29

ABD'de yeşil kart hayali, İsrail eleştirisiyle kabusa dönüyor mu?

ABD'de yeşil kart hayali, İsrail eleştirisiyle kabusa dönüyor mu?
ABD'de Trump yönetiminin, İsrail'i eleştiren veya Filistin'e destek gösterilerine katılan kişilerin yeşil kart başvurularını olumsuz etkileyecek bir tutum sergilediği iddia ediliyor. Bu durum, ifade özgürlüğü ve göçmenlik politikaları arası

ABD'de Trump yönetiminin, İsrail'i eleştiren veya Filistin'e destek protestolarına katılan kişilerin yeşil kart başvurularını olumsuz etkileyecek bir tutum sergilediği iddia ediliyor. New York Times'ın İç Güvenlik Bakanlığı'nın eğitim materyallerine dayandırdığı habere göre, bu tür görüşlerin göçmenlik süreçlerinde değerlendirilmesi teşvik ediliyor.

Görüşler ve Başvurular: Bir Çarpışma Noktası

ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri'nden göçmenlik yetkililerine mart ayında dağıtılan materyallerde, üniversite kampüslerindeki Filistin destek gösterilerine katılanların, sosyal medyada İsrail'i eleştiren paylaşımlar yapanların veya ABD bayrağına saygısızlık ettiği düşünülenlerin yeşil kart başvurularının "ağırlıklı olarak olumsuz" değerlendirilmesi yönünde bir teşvik olduğu öne sürülüyor. Hatta "Filistin'e yönelik İsrail terörüne son verin." yazılı ve İsrail bayrağına çarpı konulmuş bir sosyal medya paylaşımı, yeşil kart başvurusunun reddedilmesi için bir örnek olarak sunuluyor.

Siyasi Söylem ve Göçmenlik Politikaları: Tartışmalı Bir Alan

Yetkililerin, özellikle 2024'te dünya genelinde yayılan üniversitelerdeki Filistin gösterilerine katılan ve "ABD karşıtı ve antisemitik faaliyetlerde bulunduğu" savunulan kişilere odaklanmaları için teşvik edildiği belirtiliyor. "Antisemitik" sosyal medya gönderilerine örnek olarak, haritada İsrail'in üstü çizilerek Filistin yazılması veya "İsraillilerin Gazzelilerin yaşadıklarını yaşaması gerektiğini" ifade eden paylaşımlar gösteriliyor. Trump yönetiminin bu politikalarının, ifade özgürlüğünü kısıtlama ve İsrail hükümetinin politikalarına karşı çıkmak ile antisemitizmi aynı kefeye koyma gerekçeleriyle eleştirildiği belirtiliyor. Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Abigail Jackson ise bu politikaların ifade özgürlüğüyle değil, ABD'yi ve ulusal güvenliği korumakla ilgili olduğunu savunuyor.