MİA tarafından hazırlanan rapor, 5G teknolojisinin yeni nesil iletişim sürecine olan etkilerini detaylı bir şekilde ele aldı. Raporda, 5G ağlarının yüksek bant genişliği, düşük gecikme süresi ve çok sayıda cihazı aynı anda bağlama kapasitesinin, istihbarat verilerinin etkili bir şekilde toplanmasına olanak sağladığı vurgulandı.
BAĞLANTILARIN ARTIŞIYLA GELEN RİSKLER
5G teknolojisi, kilometrekare başına bir milyona kadar cihazı birbirine bağlayabilme kapasitesine sahip. Bu özellik, aynı anda birden fazla kaynaktan veri toplanmasını mümkün kılıyor. Yüksek kaliteli video ve veri iletimi sayesinde, komuta merkezleri sahadaki faaliyetleri anlık olarak izleyerek daha hızlı ve bilinçli kararlar alabiliyor. Ancak, teknolojik devrimle birlikte bilgi güvenliğine yönelik yeni nesil tehditler de ortaya çıkıyor.
YERLİ ÇÖZÜMLER VE DİJİTAL BAĞIMSIZLIK
Raporda, yüksek sayıda IoT (nesnelerin interneti) cihazının sisteme dahil olması, mahrem verilerin yetkisiz ellerde saklanması ve işlenmesi riskini doğuruyor. Akıllı termostatlar, kameralar ve trafik kontrol sensörleri gibi çeşitli cihazların 5G ağına dahil olması, siber saldırı riskini artırıyor. Bu durum, ülkelerin kendi siber güvenlik politikalarını ve stratejilerini acilen oluşturmalarını zorunlu kılıyor. Özellikle ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşlarının etkileri de göz önüne alındığında, dışa bağımlılığın sona erdirilmesi gerektiği ifade ediliyor.



