1601 yılında keşfedilen Sado Altın Madenleri, Edo Dönemi boyunca Tokugawa Şogunluğu'nun doğrudan kontrolüne girdi.

BİNLERCE İŞÇİ VE GELİŞMİŞ TEKNİKLER
Yüzyıllar boyunca burada çalışmış binlerce işçi, madenin gelişmiş kazı ve cevher işleme teknikleriyle dönemin en büyük üretim merkezlerinden birini oluşturdu. 2024 yılında ise bu tarihi alan, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi.
DEV LABİRENTE DÖNÜŞEN GALERİLER
Sado Altın Madenleri'nde açılan yeni galeriler, dağın içini dev bir labirente dönüştürdü. Madenciler bazı bölümlerde yalnızca çekiç ve keski gibi basit el aletleriyle sert kayaları metrelerce oymayı başardı. Çıkarılan altın ve gümüş cevheri, işleme tesislerinde ayrıştırılıp Japonya'nın çeşitli bölgelerine gönderiliyordu. Maden, özellikle 17. ve 18. yüzyıllarda ülkenin en büyük gelir kaynaklarından biri olarak öne çıktı.


