Galler kıyılarında tam 21 yıl boyunca süren bir define avı, adeta bir hazine avı filmini aratmayan bir keşifle taçlandı. 69 yaşındaki Peter Hughes'un tek bir metal dedektörüyle gerçekleştirdiği bu olağanüstü buluş, 1583 yılında batan 'Ann Francis' adlı ticaret gemisinin kayıp hazinesini gün yüzüne çıkardı. Hughes'un bu inanılmaz hikayesi, sabrın ve azmin sınırlarını zorlarken, tarih kayıtlarını da yeniden yazmaya aday.
Altınların Işıl Işıl Parıltısı ve Tarihi Bir An
Her şey 1996 yılında Margam Plajı'nda başladı. Hughes, dedektörünün sinyal verdiği bir noktada toprağı kazdığında, avucuna aldığı altın sikkelerin "adeta bir güneş gibi parladığını" anlatıyor. Sikkenin üzerindeki Aziz Vincent figürünü ve ardından Portekiz armasını gördüğünde, bunun yüzyıllardır kumların altında saklı kalmış tarihi bir hazine olduğunu anladı. O anın coşkusunu "doruk noktasına ulaştı" diyerek ifade eden Hughes, bu keşfin hayatını nasıl değiştirdiğini gözler önüne serdi. Hughes, bu muazzam koleksiyonu bir günde değil, tam 21 yıl boyunca binlerce saat harcayarak, 1000'den fazla kez aynı sahile giderek elde ettiğini belirtiyor. Hayal kırıklıklarına karşı yüksek toleransının ve arama anının heyecanının kendisini ayakta tuttuğunu söyleyen Hughes, sabrının sonunda tarihe geçen bir ödül kazandı.
Sadece Sikkeler Değil, Tarihin Ta Kendisi
Uzmanlar, 1583'te fırtına nedeniyle batan Ann Francis gemisindeki servetin yalnızca dörtte birinin bulunabildiğini ve geri kalanının hala okyanus tabanında veya kumların altında olabileceğini tahmin ediyor. Hughes'un Swansea'deki Ulusal Sahil Müzesi'nde sergilenen koleksiyonu, sadece altın sikkelerden oluşmuyor. Koleksiyonda İspanya Kralı Ferdinand ve Kraliçe Isabella dönemine ait nadide altın sikkelerin yanı sıra, dönemin gemi subayına ait pirinç bir düdük ve ahşap hazine sandıklarından çıkan, şifresi hala çözülememiş gizemli bir kombinasyon kilidi de bulunuyor. Müze yetkilisi Alistair Willis, bu keşfin sadece maddi değil, inanılmaz bir tarihi değere sahip olduğunu vurguluyor. Bu objelerin, dönemin denizcilerinin, yağmacılarının, lordlarının, kaçakçılarının ve hatta cadılıkla suçlanan gizemli bir kadının hikayelerini bir araya getiren zengin tarihi kayıtlar olduğunu belirtiyor. Hughes ise, bulduğu hazineyi Galler'in ulusal müzesine teslim ederek, "Bu eserler halka aitti ve Galler'in mirasının bir parçasıydı" diyerek örnek bir vatandaşlık sergiledi. Bu büyük keşfin ardından, Margam Plajı'nın ilgili bölümleri arkeolojik dokuyu korumak amacıyla resmi olarak koruma altına alındı ve söz konusu sahilde hazine aramak artık kesinlikle yasaklandı.



