15 Temmuz gecesi yaşananların yanı sıra, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) yıllarca süren sistematik yapılanmanın izleri de dikkate alınıyor.
SİSTEMATİK BASKILAR VE MAĞDURLAR
Özellikle 2006-2014 yılları arasında askeri liseler ve harp okullarında uygulanan şok mangaları nedeniyle binlerce kişi okullardan ayrılmak zorunda kaldı. 'Türk Silahlı Kuvvetleri’nden Ayrılan ve Atılan Öğrenciler Platformu' çatısı altında bir araya gelen mağdurlar, yaşadıkları sürecin devlet tarafından yeniden değerlendirilmesini talep ediyor. Bu dönemde yaklaşık 4 bin askeri öğrencinin benzer yöntemlerle okuldan ayrılmak zorunda kaldığını belirten platform üyeleri, maddi hakların ötesinde yaşadıkları mağduriyetin resmen tanınmasını istiyorlar.
BAŞKA HAYATLAR, FARKLI KADERLER
Hain kalkışmanın 10'uncu yılında Yeni Şafak’a konuşan platform üyelerinden Hakan Ekşi, 2006’da Maltepe Askeri Lisesi’ne başladığını ve Kara Harp Okulu’na geçiş yaptığını belirtti. Ekşi, ilk gün 300 kişilik grubun yarısının isimlerinin okunarak okuldan ayrıldığını ifade etti. Diğer öğrenciler normal eğitimlerine devam ederken, kendileri saatlerce koşturulmuş ve aşırı baskıya maruz kalmışlar. “Buradan gidin, limon satın” diyerek okuldan ayrılmalarını istediler. Yaşadığı baskı sonrasında ayrılma sürecinin başladığını dile getiren Ekşi, yüksek tazminat ödemek zorunda kaldıklarını ve bunun ailesine büyük bir ekonomik yük getirdiğini vurguladı. Bugün bilgisayar mühendisi olan Ekşi, hayalinin asker olmak olduğunu ve oğlunun da asker olmasını istediğini dile getirdi.
PSİKOLOJİK BASKI VE EĞİTİM HAYALİ
Şok mangası mağdurlarından bir diğeri Harun Güngör ise 2003’te Maltepe Askeri Lisesi’ne girdiğini ve sonrası için Kara Harp Okulu’na geçtiğini aktardı. Günler boyunca sadece 1 saat uyuyabildiklerini, yemek ve dinlenme haklarının kısıtlandığını belirten Güngör, sürekli aşağılandıklarını ve eğitim amaçlı değil, okuldan gitmelerinin hedeflendiğini ifade etti. 15 Temmuz’a kadar yaşadıklarını çevresine tam olarak anlatamadığını belirten Güngör, okuldan ayrıldıktan sonra üniversite okumak istese de tazminat ödemek zorunda kaldığı için çalışmaya başladığını söyledi. Eğitim hayatının elinden alındığını vurguladı.



