Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve Dış Politika ile Güvenlikten Sorumlu Yüksek Temsilci Josep Borrell ile Genişlemeden Sorumlu Komiser Oliver Varhelyi tarafından ortaklaşa açıklanan 17 sayfalık rapor, 2019 ve 2020 yıllarında Ankara-Brüksel ilişkilerinde yaşanan Doğu Akdeniz geriliminin etkilerini ortadan kaldırmayı ve özellikle jeopolitik konularda yeni bir angajman oluşturmayı amaçlıyor.

Bu öneri niteliğindeki raporun resmiyet kazanabilmesi için 15-16 Aralık'ta düzenlenecek olan AB Konseyi'nde, 27 üye ülke lideri tarafından onaylanması gerekmektedir.

BBC Türkçe’nin aktardığı bilgilere göre, Raporun sonuç ve öneriler kısmında, taraflar arasında son dönemde yaşanan yumuşama ve normalleşmeye karşın Türkiye-AB ilişkilerindeki kırılganlığın sürdüğü kaydedildi.

Şam yakınlarına hava saldırısı! Şam yakınlarına hava saldırısı!

Türkiye’nin Kıbrıs sorunu için “ iki devletli çözüm” önerisinde bulunması, bölgesel çatışmalara askeri destek sağlaması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını uygulamaması ve Hamas’ı terör örgütü olarak tanımıyor olması bu kırılganlığın nedenleri arasında sayıldı.

Bunlara rağmen, Türkiye-AB ilişkilerinin canlandırılması gerektiğini belirten rapor, AB Konseyi’ne şu tavsiyelerde bulundu:

Diyalog artmalı: 2019’da askıya alınan ekonomi, enerji ve ulaştırma yüksek düzeyli diyalog mekanizması -Türkiye’nin yeniden Doğu Akdeniz’de sondaj faaliyetine başlamaması ve AB üye ülkelerinin egemenlik haklarına saygı göstermesi koşuluyla- yeniden oluşturulmalı.

Aynı mantıkla Türkiye-AB Ortaklık Konseyi ve bakanlar düzeyinde siyasi diyalog toplantılar da gerçekleştirilmeli. İklim, sağlık, göç, güvenlik tarım, araştırma ve inovasyon konularında da yüksek düzeyli diyalog devam ettirilmeli.

'Türkiye, Rusya'ya yaptırımların delinmesine karşı önlem almalı

Dış politika alanında da düzenli diyalog yapılmalı. Türk Dışişleri Bakanı, AB’li muhataplarının Gymnich olarak bilinen gayri resmi toplantılarına davet edilmeli

Gümrük Birliği görüşmeleri başlamalı: Türkiye ile AB arasında gümrük birliğinin modernize edilmesine ilişkin görüşmeler başlatılmalı.

Bu adım, Türkiye’nin toprakları üzerinden Rusya’ya uygulanan yaptırımların delinmesine ilişkin önlemleri hızlı ve etkin alması ile mevcut Türkiye-AB gümrük birliğinde yaşanan sorunları çözmesi anlayışına uyumlu olmalı.

Özellikle Türkiye, Rus askeri ekipmanlarında kullanılan ürünlerin kendi toprakları üzerinden re-export edilmesine karşı önlemler almalı.

Vize kolaylığı: Öncelikli bir konu olarak, AB üye devletleri ile özel kategoride (iş insanları, öğrenciler, aile üyeleri AB’de yaşayanlar, vb.) yer alan Türk vatandaşlarına vize kolaylığı için olasılıkları araştırılmalı. Bu adım uzun dönemli ve çok girişli vizeleri içermeli.

Komisyon yetkilileri, basın toplantısında, vize ile bir soru üzerine, 2016 göç anlaşmasında yer almasına karşın vize serbestisinin sağlanması için gerekli koşulların sağlanmadığını, bunun Türkiye tarafından da kabul edildiğini, bu nedenle vize kolaylığının gündeme geldiğini bildirdiler.

Göç anlaşması devam etmeli

2016 anlaşması etkin uygulanmalı: Türkiye ile AB arasında 2016’da varılan göç anlaşmasının etkin ve her iki tarafın yararına olacak şekilde uygulanması gerekli. Bu kapsamda Türkiye, toprakları üzerinden AB’ye düzensiz göçmen akışını hudut güvenliğini artırarak ve insan kaçakçılığını önleyerek durdurmalı.

Buna karşılık AB ve üye devletler de Türkiye ile işbirliğini artırmalı. Türkiye, Yunan adalarına geçen göçmenleri geri alma işlemini yeniden başlatmalı.

Bununla birlikte, AB ülkeleri de yeniden Suriyeli göçmen kabulüne başlamalı. AB, Türkiye’de barınan mültecilere dönük mali desteğini sürdürmeli.