Uzmanlara göre, dolgu bölgeleri deniz taşmalarından etkilenebilir ve belirli dönemlerde su altında kalma riskiyle karşı karşıya olabilir. Ancak, bu risklere karşı alınabilecek veya daha da güçlendirilmesi gereken önlemler bulunmaktadır.

İzmir Yüksek Teknoloji Üniversitesi'nden (İYTE) kıyı mühendisliği ve doğal afetler üzerine çalışan Dr. Doğan Kısacık, BBC Türkçe'ye yaptığı açıklamada, İzmir'deki olayın bir sel olmadığını vurguluyor.

Deniz taşmasının sebebininin, su seviyesi ve fırtına nedeniyle dalgaların boyu yükselince, dalganın kıyı koruma yapılarını aşması olduğunu belirtiyor. Bilimsel olarak buna dalga aşması deniliyor.

BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü ile Afet Yönetim Araştırma ve Uygulama Merkezi’nden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu denizin kabarmasını şu şekilde açıklıyor:

Pevrul Kavlak hayatını kaybetti Pevrul Kavlak hayatını kaybetti

“Kışın bazı meteorolojik olaylar çerçevesinde, belli bir yönde esen rüzgar kıyıya doğru deniz suyunu sürüklüyor. Dalgalar kabartıyor o bölgeyi. Bir kıyıda su çekilirken, diğer kıyıda yükseliyor.

“Bir de alçak basınç merkezi su seviyesini yukarıya çekiyor, kabartıyor. Deniz kabarıp, dalga yüksekliği artınca, fazla su denizden karaya geçiyor”.

Gelen dalganın enerjisi azaltılmalı

Bunun için, kıyı koruma duvarlarının denize doğru 15-20 metre öncesine batık dalgakıranlar yerleştirilebilir.

Kıyı koruma yapıları modifiye edilerek daha dirençli hale getirilebilir

Örneğin, üzerine fırtına duvarı eklenebilir ya da yatay olarak art arda uzanan koruma duvarları yerleştirilebilir.

Geleneksel yöntem olan kıyı duvarlarının yüksekliğinin artırılması ise uzmanlar tarafından yeterli görülmüyor.