BBC, İsrail’in serbest bıraktığı Filistinlilerle konuştu. Filistinliler, eziyet ve işkence gördüklerini anlattı.

18 yaşındaki Muhammed Nazzal, Hamas’ın elindeki kadın ve çocuk rehinelerin serbest kalması karşılığında salıverilenlerden biriydi.

Ağustos ayından bu yana herhangi bir suçlama yöneltilmeden Nafha Hapishanesi’nde tutuluyordu ve neden tutuklandığını bilmediğini söylüyor.

Muhammed beni İsrail’in işgal altında tuttuğu Batı Şeria’nın kuzeyinde bulunan Cenin’de, Kabatiye köyünde yer alan evine davet etti.

Uluslararası Adalet Divanı İsrail’i işgalci ilan etti Uluslararası Adalet Divanı İsrail’i işgalci ilan etti

Eski evin üst katında yer alan oturma odası sigara dumanıyla doluydu. Bir kuzeni konuklara kağıt bardaklarda kahve ikram ediyordu.

Muhammed, erkek akrabalarıyla çevrili halde oturuyordu. İki eli de bandajlara sarılıydı. Bir boksör gibi sarılı ellerini önünde tutuyor, sadece parmak uçları görünüyordu.

Muhammed, 10 gün önce İsrailli gardiyanların hücresine bir mikrofon ve hoparlörle geldiklerini, alkışlayarak ve isimlerini bağırarak tutukluları kışkırtmaya çalıştıklarını anlatıyor.

“Tepki göstermediğimizi görünce, bizi dövmeye başladılar” diyor.

“Yaşlı tutuklular arkada, gençler önde olacak şekilde sıraladılar bizi. Beni alıp, dövmeye başladılar. Başımı korumaya çalışıyordum, onlar da ellerimi ve bacaklarımı kırmaya çalışıyordu.”

Aile bize Pazartesi günü salıverildikten sonra, Ramallah’ta Muhammed’i muayene eden doktorların raporlarını ve röntgenlerini gösterdi.

Röntgenlerin fotoğraflarını İngiltere’deki iki doktora gösterdik. Onlar da her iki elde kırıklar olduğunu teyit ettiler. Bu, Muhammed’i şaşırtmadı.

“Başta çok acı çektim. Bir süre sonra kırıldıklarını anlamıştım. Ben de ellerimi kullanmayı bıraktım. Sadece tuvalete gittiğimde kullandım.”

Muhammed, diğer tutukluların yardımıyla yemek yediğini, su içtiğini ve tuvalete gittiğini söylüyor. Yeniden dövülürüm korkusuyla, gardiyanlardan tıbbi yardım istemediğini anlatıyor.

İsrail makamları ise Muhammed’in anlattıklarına karşı çıkıyor ve hapisten salıverilmeden önce doktor kontrolünden geçirildiğini ve herhangi bir sorun bulunmadığını iddia ediyorlar.

İsrailliler ayrıca Muhammed’i hapisten çıkıp, bir Kızılhaç otobüsüne binerken gösteren bir video yayımladı ve bunun iddiaları çürüttüğünü iddia ettiler.

Görüntülerde, otobüse binerken Muhammed’in ellerinin bandajlı olmadığı görülüyor. Ancak Muhammed videonun büyük kısmında kamera açısının dışında.

Muhammed, ilk tıbbi yardımı Kızılhaç otobüsünde aldığını anlatıyor.

Evinedöndüğü ilk gün Ramallah’taki hastaneden aldığı raporda, kırıklar kendi kendine iyileşmezse, bir metal plaka takılması öneriliyor.

Muhammed’in anlattıklarını Kızılhaç’a sorduk. Yazılı açıklamada “Tutukluların sağlık durumlarıyla ilgili herhangi bir kaygımız olursa, gözaltında tutan makamlarla doğrudan görüşüyoruz. Bu görüşmeler nedeniyle, tek tek vakalar hakkında kamuoyuna açıklama yapmıyoruz” denildi.

Muhammed, İsrailli gardiyanların davranışlarının 7 Ekim’deki Hamas saldırısından sonra değiştiğini belirtiyor.

Gardiyanların tutukluları tekmelediğini, sopalarla vurduklarını, bir gardiyanın da yüzüne ayağını bastığını anlatıyor.

“Köpekleriyle geldiler. Köpekleri üzerimize saldılar ve bizi dövmeye başladılar. Şiltelerimizi, giysilerimizi ve yastıklarımızı aldılar. Yiyeceklerimizi yerlere attılar. İnsanlar dehşete kapılmıştı.”

Dayak sonucu oluştuğunu söylediği omzundaki ve sırtındaki izleri bize gösteriyor.

“Bize saldıran köpekte kenarları çok keskin bir ağızlık vardı. Ağızlık ve pençeleri tüm vücudumda izler bıraktı.”

Meggido Hapishanesi’nde böyle iki kez dayak yediğini, Nafha Hapishanesi’nde de sayamayacağı kadar çok kez dayak atıldığını belirtiyor.

Editör: Haber Merkezi