Ukrayna'nın nükleer enerji şirketi Energoatom etrafında başlatılan geniş çaplı yolsuzluk soruşturması, Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski'nin liderliğindeki en büyük siyasi krizlerden birine dönüşmekte. 'Midas Operasyonu' olarak adlandırılan bu soruşturma, enerji sektöründe milyonlarca dolarlık usulsüz aktarımı gün yüzüne çıkardı.
YOLSUZLUK AĞI 100 MİLYON DOLARA ULAŞTI
Ukrayna Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu (NABU) ve Özel Yolsuzluk Savcılığı (SAPO), 15 aylık bir teknik takip sürecinin ardından enerji sektöründe rüşvet oranının yüzde 10-15 arasında değiştiğini ve toplamda 100 milyon doların aklandığını duyurdu. Bu operasyon kapsamında, üst düzey yetkililere yönelik 70'ten fazla arama gerçekleştirildi. NABU'nun açıklamasına göre, yıllık geliri 4 milyar euroyu aşan stratejik bir kurum olan Energoatom'un yönetimi, resmi yetkisi olmayan kişiler tarafından ele geçirilmiş durumda.
ESKİ İŞ ORTAĞI ZELENSKI'Yİ ZORA SOKUYOR
Salı günü yapılan operasyonda sekiz kişi, rüşvet, zimmete para geçirme ve yasa dışı zenginleşme suçlamalarıyla gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında, Eski Enerji Bakanı Herman Haluşçenko'nun danışmanı olan İhor Myroniuk, Energoatom'un eski güvenlik yöneticisi Dmytro Basov ve soruşturmanın merkezi figürü olarak bilinen Zelenski'nin eski iş ortağı Timur Mindich yer almakta. Mindich ve Oleksandr Tsukerman, soruşturma başlamadan önce ülkeyi terk etti ve her ikisine de yaptırım uygulandı.
BAKANLAR GÖREVLERİNDEN AYRILDI
Yolsuzluk soruşturmasının genişlemesi üzerine Enerji Bakanı Svitlana Hrynchuk ve adalet bakanlığına geçmiş olan Herman Haluşçenko, görevlerinden istifa etti. Mindich'in adı geçmesi, Zelenski için büyük bir hassasiyet taşıyor. 2019 seçim kampanyasında 'yolsuzlukla mücadele' vurgusu yapan Zelenski, yaptığı açıklamada 'Herkes hukuki karşılığını almalı. Devlet kurumları NABU ile iş birliği yapmalı' dedi. Ayrıca, hükümet, soruşturmanın ardından tüm kamu şirketlerinde kapsamlı bir yolsuzluk denetimi başlatıldığını açıkladı. Avrupa Komisyonu, Midas Operasyonu'nun Ukrayna'nın yolsuzlukla mücadele kurumlarının etkinliğini kanıtladığını belirtti ve AB, yolsuzlukla mücadelenin üyelik müzakereleri için temel şart olduğunu yineledi.



