Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias ile İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'ın Atina'da bir araya gelmesi, iki ülke arasındaki savunma işbirliğini güçlendirme ve Türkiye'ye yönelik ortak bir duruş sergileme amacını taşıdı. Görüşmede, bölgedeki Türkiye'nin artan askeri ve teknolojik gücüne karşı işbirliğinin daha da artırılması kararlaştırıldı. Özellikle insansız hava araçları (İHA), sürü dronlar ve insansız deniz araçları gibi modern savunma teknolojileri alanında ortak yeteneklerin geliştirilmesi hedefleniyor.

DOĞU AKDENİZ'DE GÜÇLENEN ASKERİ İŞBİRLİĞİ
Atina'daki zirvede, Doğu Akdeniz'deki askeri varlığın güçlendirilmesi, İsrail'in Yunan Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik savunma sanayii desteği, teknik bilgi paylaşımı ve ortak projeler gibi önemli konular gündeme geldi. Yunanistan Savunma Bakanı Dendias, İHA, sürü dronlar ve otonom deniz platformlarına karşı teknik işbirliği yapacaklarını ve siber güvenlik alanında da birlikte hareket edeceklerini açıkladı. Bu adımlar, bölgedeki stratejik dengeleri yeniden şekillendirme yönündeki bir çaba olarak değerlendiriliyor.
İSRAİL'DEN ANKARA'YA DOĞRUDAN MESAJ
İsrail Savunma Bakanı Katz, 2026 yılına kadar Yunanistan ile toplam 55 ortak askeri tatbikat ve faaliyet planladıklarını duyurdu. Bu faaliyetlerin 29'u Yunanistan'da, 26'sı ise İsrail'de gerçekleştirilecek. Katz, daha önce Başbakan Binyamin Netanyahu tarafından dile getirilen ve Türkiye'ye yönelik olduğu anlaşılan şu sözleri yineledi: "Bölgemizde imparatorluk hayalleri kuranlar bunu unutsun; karşılarında bizi bulurlar." Bu sert mesaj, Türkiye'nin bölgedeki artan etkisine karşı net bir tepki olarak yorumlandı.
YUNANİSTAN'DAN 'İSTİKRAR SAĞLAYICI' GÖSTERİSİ
Dendias ise konuşmasında, "Uluslararası Hukuk ve Deniz Hukuku'nun sorgulandığı, istikrarsızlaştırıcı taktiklerin uygulandığı bir bölgede Yunanistan istikrar sağlayıcı bir faktör olmaya devam ediyor" diyerek Atina'nın savunma politikalarını meşrulaştırma çabasına girdi. Yunanistan'ın egemenliğini ve haklarını koruma konusundaki kararlılığını vurgulayan Dendias'ın bu açıklamaları, Türkiye'nin bölgedeki askeri ve diplomatik hamlelerine karşı duyulan endişenin bir göstergesi olarak yorumlandı. Uzmanlar, bu tür ittifakların bölgedeki mevcut dinamikleri daha da karmaşık hale getirebileceği görüşünde.


