Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen 17. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nı (IDEF 2025) ziyaret etti. Fuar alanındaki stantları gezerek yetkililerden ürünlerle ilgili bilgi alan Yılmaz, gazetecilere açıklamalarda bulundu.

TÜRKİYE'NİN SAVUNMA SANAYİSİ: GÜVENLİK, BAĞIMSIZLIK VE REFAH
Yılmaz, IDEF'in artık uluslararası bir marka olduğunu ve savunma sanayinde çok sayıda ülkenin, firmanın ilgi gösterdiği uluslararası bir fuara ev sahipliği yaptığını ifade etti. Vatandaşların da fuara çok yoğun ilgi gösterdiğini söyledi. Savunma sanayisini güvenlik, bağımsızlık ve ekonomik refah olmak üzere üç başlıkta topladığını belirten Yılmaz, güçlü bir savunma sanayisinin, bağımsız bir ülke olmanın en önemli koşullarından biri olduğunu vurguladı. Ayrıca, yüksek teknolojiye dayalı bu sektörün, katma değeri yüksek bir ekonomik yapı inşa etmeyi ve nitelikli istihdam oluşturmayı sağladığını belirtti.

YERLİ VE MİLLİ ÜRETİMDEKİ BAŞARILAR
Son 22 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde savunma sanayisinde büyük bir dönüşüm sağlandığını vurgulayan Yılmaz, yerli ve milli üretimin yüzde 80'lere ulaştığını ve Türkiye'nin dünyanın dört bir yanına ürün sattığını açıkladı. Geçen yıl 7 milyar doları aşan savunma sanayi ihracatının, bu yıl 8 milyar doları aşmasının beklendiğini ve orta vadede çift haneli ihracat rakamlarına ulaşılmasının hedeflendiğini söyledi. Yaklaşık 100 bin nitelikli istihdam sağlayan sektörün, çalışan başına yüksek ihracat rakamlarıyla da dikkat çektiğini belirtti.
ÇELİK KUBBE PROJESİ VE GELECEK
Yılmaz, Ukrayna-Rusya Savaşı, İsrail-İran çatışması ve Suriye'deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve her geçen yıl savunmayı güçlendirerek caydırıcılık kapasitesini arttırdıklarını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla başlatılan 'Çelik Kubbe' projesinin, farklı irtifa seviyelerinde çok katmanlı birçok unsuru eş zamanlı olarak çalıştıran ve odağında yapay zeka olan entegre bir savunma sistemi olduğunu açıkladı. Türkiye'nin, açık veya örtülü ambargolarla mücadele ederek bu noktaya geldiğini ve güçlü siyasi irade ve istikrarın önemini vurguladı. Türkiye'nin kendi gemisini inşa edebilen 10 ülke arasında olduğunu ve genç, yetenekli çalışanlarıyla geleceğe umutla baktığını ifade etti. Türkiye'nin barışı ve diplomasiyi savunurken, güçlü ve haklı olmanın önemini de vurguladı.


