Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç başkanlığında, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile önemli bir iş birliği anlaşması imzalandı. İmza törenine, DSÖ Türkiye Temsilcisi Dr. Tasnim Atatrah, DSÖ Tütün Kontrol Çerçeve Sözleşmesi Departmanı Temsilcisi Dr. Laura Vremis, İnsani Krizler ve Sağlık Krizlerine Hazırlık Avrupa Merkezi Başkan Vekili Dr. Yolanda Bayugo, BM Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi, Dışişleri ve Sağlık Bakanlığı temsilcileri ile basın mensupları katıldı.

BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE KÜRESEL BİR CEPHE
Doç. Dr. Mehmet Dinç, bağımlılığın küresel bir tehdit olduğunu vurgulayarak, Asya'da oyun bağımlılığının gençleri, Avustralya'da kumar bağımlılığının aileleri ve Amerika'da ilaç kötüye kullanımının hayatları olumsuz etkilediğini belirtti. Dinç, dünya genelinde 292 milyon insanın madde bağımlılığından, 400 milyon kişinin ise alkol kullanım bozukluğundan etkilendiğini, Avrupa'da 15-16 yaş arası gençlerin %73'ünün yaşamlarında en az bir kez alkol kullandığını açıkladı. Türkiye'nin bağımlılıkla mücadeleye finansal maliyetinin 78 milyar dolar olduğunu da sözlerine ekledi. Bu verilerin, bağımlılığın küresel bir çözüm gerektirdiğini gösterdiğini ifade etti.
YENİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İLE KÜRESEL BİR ETKİ
Yeşilay'ın, DSÖ ile 2017 yılında çevrim içi oyun ve kumar bağımlılığının hastalık olarak tanımlanmasına öncülük ettiğini hatırlatan Dinç, yeni anlaşmayla bağımlılıkla mücadelede küresel bir cephe oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. Bu iş birliğinin, Yeşilay'ın sahadaki deneyimini DSÖ'nün küresel bilgi birikimiyle birleştireceğini, daha etkili çözümler geliştirilmesine olanak tanıyacağını ve küresel bir birliktelik inşa edeceğini vurguladı. Dinç, bağımlılıkla mücadeleyi, toplumların geleceğini koruma mücadelesi olarak nitelendirerek, her bireyi, kurumu ve ülkeyi küresel çabalara katılmaya davet etti.
DSÖ'NÜN DESTEĞİ
DSÖ Türkiye Temsilcisi Dr. Tasnim Atatrah ise, anlaşmanın sağlık, dirençlilik ve iyi olma halini güçlendirmeye yönelik ortak vizyonu yansıttığını söyledi. Yeşilay'ın önleyici çalışmaları ve savunuculuk faaliyetleriyle uzun süredir önemli bir rol oynadığını belirten Atatrah, bu ulusal uzmanlığın DSÖ'nün küresel yetkisiyle birleştirilerek daha güçlü bir temel oluşturulacağını ifade etti.


