Ülkemizin deprem gerçeği göz ardı edilemez bir gerçeklikken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın başlattığı yeni bir proje, yerleşim alanlarının altındaki aktif fay hatlarını belirleyerek olası felaketlerin önüne geçmeyi hedefliyor. "Yerleşim Alanlarını Etkileyen Aktif Fay Zonlarının 1/1.000 Ölçekli Haritalanması ve Fay Sakınım Zonlarının Belirlenmesi" adlı bu kritik proje, yüzey kırığı oluşturma potansiyeli taşıyan bölgeleri tespit edip, bu alanların yapılaşmaya kapatılmasını amaçlıyor.
PİLOT BÖLGELERDE DETAYLI SAHA ÇALIŞMALARI
Projenin ilk aşamasında Çorum Osmancık-Kamil, Bingöl Ilıcalar ve Burdur Hacılar gibi üç farklı pilot bölgede kapsamlı saha çalışmaları yürütüldü. Yaklaşık 24 milyon liralık bir bütçeyle hayata geçirilen bu çalışmalarda, uzman ekiplerin titizliği dikkat çekiyor. Sadece masa başında teorik bilgilerle yetinilmeyen projede, hendek kazılarıyla yer altındaki fay izleri gün yüzüne çıkarıldı. Drone destekli görüntüleme ve gelişmiş jeofizik ölçümlerle fay hatlarının yerleşim alanlarıyla olan ilişkisi en ince ayrıntısına kadar inceleniyor. Bu verilerin doğru bir şekilde haritalanması, şehir planlaması açısından hayati önem taşıyor.
VERİLER BİLGİ SİSTEMİNE AKTARILACAK
Proje kapsamında elde edilen tüm saha verileri, "Yer Bilimsel Etüt Bilgi Sistemi" adı verilen özel bir platforma aktarılacak. Bu sistem, ilgili tüm kurumların erişimine açık olacak ve deprem riskinin azaltılmasına yönelik stratejilerin geliştirilmesinde kilit rol oynayacak. Başlangıçta üç ilde uygulanan bu başarılı çalışma, ilerleyen süreçte Türkiye'nin dört bir yanındaki riskli illerde de hayata geçirilecek. 2025 yılında başlayan ve 2026 yılına kadar tamamlanması beklenen projenin, deprem güvenliği açısından yeni bir dönem başlatması öngörülüyor.


